Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen, ABD’nin Grönland’ı satın alma talebine ilişkin olarak, "2026 yılındayız, insanlarla ticaret yapabilirsiniz ama insan ticareti yapamazsınız" dedi.
Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen, İngiltere’nin başkenti Londra’da İngiliz mevkidaşı Yvette Cooper ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın bugünkü açıklamalarında Grönland ve Danimarka’ya verdiği desteği takdir ettiklerini vurgulayan Rasmussen, "İngiltere ve ABD’nin çok özel bir ilişkisi olsa da, aşılamayacak bazı kırmızı çizgiler vardır. Bu, temel prensiplere ilişkin bir meseledir. 2026 yılındayız, insanlarla ticaret yapabilirsiniz ama insan ticareti yapamazsınız" dedi.
Rasmussen, "Fakat şunun da farkındayım. ABD Başkanı kendisi bir şeyi seçenek dışı bırakmaya karar verene kadar, hiçbir şeyi tamamen ihtimal dışı bırakamazsınız" ifadelerini kullandı.
İngiltere’nin sonuçları ne olursa olsun Danimarka’nın arkasında duracağı konusunda net bir inanca sahip olup olmadığı sorusu üzerine Rasmussen, "Evet, buna inanıyorum. Bunun nedeni de Başbakanın güçlü açıklamasıdır. Özellikle beni ikna eden daha da önemli bir husus olarak, bu tutum kapalı oturumda ve az önce yaptığımız toplantıda da sergilendi" dedi.
"Diyaloğu sosyal medyadan ve diğer platformlardan çıkarıp, tartışabileceğimiz bir toplantı odasına taşıma konusunda anlaşmıştık"
ABD Başkan Yardımcısı James David Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmelerinin ardından ABD ile bir anlaşmaya vardıklarını ifade eden Rasmussen, "Geçen hafta yaptığımız görüşme, ABD Başkanı’nın Grönland’ı elde etmek istediği konusunda dürüst ve samimi bir izlenimle oradan ayrılmamızla sonuçlandı. Biz bunun bizim için bir kırmızı çizgi olduğunu net bir şekilde ifade ettik. Bunu söyledikten sonra farklı görüşlere sahip olduğumuz konusunda mutabık kaldık. Toplantıda ve kamuoyunda Arktik’teki güvenliğe ilişkin dile getirdikleri kaygılar, bizim de dikkate almak istediğimiz kaygılardır. Bu nedenle bu diyaloğu sosyal medyadan ve diğer platformlardan çıkarıp, tartışabileceğimiz bir toplantı odasına taşıma konusunda anlaşmıştık" dedi.
Rasmussen, "Daha önce mutabık kaldıklarımızı, örneğin 1951 antlaşmasını ve NATO ittifakını temel alarak ABD’ye Grönland’daki mevcut durumu yönetebiliyor olmamız ve Grönland’da Çin yatırımlarının bulunmadığı gerçeğine rağmen 10, 15, 20 yıllık bir perspektifte de bu güvenceyi verip veremeyeceğimiz sorusu gündeme geldi. Üzerinde anlaştığımız konu buydu. Bu tür bir tartışmaya açık olduğumuzu da çok net ifade ettim. Biz pragmatik, soğukkanlı bir İskandinav halkıyız. Ama sıcak kalpliyiz. Her sabah tehditlerle uyanmak kolay değil" ifadelerini kullandı.
Danimarka Dışişleri Bakanı, "Bu nedenle sorunu çözmemiş olsak da ileriye dönük bir yol bulduğumuzu düşündüm. Başkanın açıklamasıyla bu süreç sekteye uğradı. Bir isteğiniz, bir vizyonunuz, bir talebiniz olabilir. Ancak bunu bize baskı yaparak asla elde edemezsiniz" dedi.
"Şaşkın hissediyoruz"
ABD yakın bir müttefik ve Danimarka bir NATO üyesi iken böyle bir durumun ortaya çıkmış olması nedeniyle kendilerini savunmasız hissetmelerinin söz konusu olup olmadığı sorusu üzerine Rasmussen, "Şaşkın hissediyoruz. Benim kullandığım terim bu ve buna bağlı kalacağım diye düşünüyorum. Durumu tırmandırmak gibi bir niyetim yok" dedi.