Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Artık yamalı bohçaya dönüşen bir darbe anayasasıyla değil de demokratik bir anayasayla milletvekillerimizin ve milletimizin onayladığı bir anayasayla yolumuza devam etmek Türkiye yüzyılına yakışır diyoruz" dedi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde düzenlenen Meclis Simülasyonu Programı’na katıldı. Programda konuşan Tunç, Türkiye’nin demokratikleşme sürecine ve yeni anayasa ihtiyacına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında mevcut anayasanın darbe döneminin izlerini taşıdığına dikkat çeken Tunç, Türkiye’nin sivil ve demokratik bir anayasa ile yoluna devam etmesi gerektiğini vurguladı. Bakan Tunç, "Darbecilerin yazdığı bir anayasayla değil de milletimizin temsilcilerinin yazdığı ve millet tarafından onaylanan temel hak özgürlükleri öne alan demokratik, sivil, katılımcı bir toplum sözleşmesiyle yolumuza devam etmemiz gerekir diyoruz. İnşallah bunu Türkiye başarırsa ve Bu noktada 180 civarında değişiklikle artık yamalı bohçaya dönüşen bir darbe anayasasıyla değil de demokratik bir anayasayla milletvekillerimizin ve milletimizin onayladığı bir anayasayla yolumuza devam etmek Türkiye Yüzyılı’na yakışır diyoruz" dedi.
Demokratik kalkınma alanında önemli mesafeler kat edildiğini belirten Tunç, son yıllarda kanunların yenilenmesi konusunda kapsamlı çalışmalar yapıldığını ifade etti. Temel kanunların hazırlanma sürecinde bizzat görev aldığını belirterek, uzun yıllar yabancı ülkelerden çevrilen kanunlar yerine milli kanunların yürürlüğe konulduğunu söyleyen Bakan Tunç, "Sadece kanunların yenilenmesiyle kalmadık. Anayasamızda gerçekleştirdiğimiz o büyük reformlar, küçümsenemeyecek reformlar aslında darbe anayasasındaki o vesayetçi ruhu da azaltmaya çalıştık. Tabii biz bunu yeterli görmüyoruz. Yani anayasamızda o vesayetçi ruhu ortadan kaldırmaya yönelik gerçekleştirilen reformlar büyük reformlardı. Sivillerin bile askeri mahkemede yargılandığı dönemlerden geçti bu ülke. Tüm bunlar bu süreç içerisinde milletimizin desteğiyle değiştirildi. Anayasamızda gerektiğinde sıkıyönetim ilan edilebilir diye bir madde vardı. Bunların hepsi kaldırıldı. Bir geçici 15. madde vardı. Sürekli tartışılırdı. Darbeciler yargılanamaz. Bu anayasayı yapanlar suç işlese bile yargılanamaz. Öyle bir madde vardı. Bu kaldırıldı ve yıllar sonra o darbeciler yargı huzuruna çıkarıldı ve millet önünde hesap vermeleri sağlandı. Hem 28 Şubat posmodern darbecileri hem 12 Eylül darbecileri yargı huzuruna çıkarıldı. Bir daha hiç kimse böyle milli irade hırsızlığına girişmesin. Böyle yanlış işler yapamasın diye bunlar yapıldı. İşte 15 Temmuz hain kalkışmacıları, ağırlaştırılmış, müebbet hapis cezalarına çarptırıldı. Bu ülkenin yargısı bunları yaptı. İşte bu yargıyla ilgili sürekli dezenformasyon yapanlar hazmedemedikleri işte bu. Anayasamızdaki vesayetçi ruhu ortadan kaldırmaya yönelik bu derece önemli değişiklikler. Bunların en önemli Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemidir. Bu sistem demokrasiyi güçlendiren cumhuriyeti güçlendiren bir sistemdir. Halkın doğrudan doğruya yöneticisini sandıkta belirlemesi sistemidir, demokrasidir" diye konuştu.
Mevcut düzenlemeleri yeterli görmediklerini vurgulayan Tunç, darbe anayasasıyla Türkiye Yüzyılı’na başlanamayacağını belirterek, bu durumun millet adına bir eksiklik olduğunu ve giderilmesi gerektiğini söyledi. Tunç, "Biz elbette ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha fazlasına layık bu millet. Çünkü darbe anayasasıyla Türkiye yüzyılına başlamak bizim için çok büyük bir eksiklik. Bu eksikliği gidermemiz lazım. Millete borcumuzu ödememiz lazım. Darbecilerin oluşturduğu bir danışma meclisi onların atadığı bir bilim komisyonu ve o bilim komisyonunun hazırladığı bir anayasa metni ve o anayasa metninin beğenilmeyen maddeleri o atama meclis tarafından değiştirilerek halkın oyuna sunulan milletimiz de bir an önce demokratik siyasi hayata geçmek için onaylamak durumunda kaldığı bir anayasa" ifadelerine yer verdi.