Küçükçekmece’de serseri kurşunla ölen 19 yaşındaki Muhammet’in davasında sanıklar ilk kez hakim karşısında

İstanbul Küçükçekmece’de arkadaşlarıyla halı saha maçına giderken serseri kurşunun hedefi olan Muhammet Mutluay’ın ölümüne ilişkin 4 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Çekdar Ilık, "Hep beraberken bir anda çatışma çıktı. Mustafa da onlara ateş etti, karşılıklı çatıştılar. Kurşunların araca isabet ettiğini görmedik. Yasin isimli şahıstan silah istedim, Yasin’in de bana borcu vardı. O borç karşılığında yanımda bulunması için istedim silahı ancak silahı ateşlemedim" dedi.

Küçükçekmece’de serseri kurşunla ölen 19 yaşındaki Muhammet’in davasında sanıklar ilk kez hakim karşısında

İstanbul Küçükçekmece’de arkadaşlarıyla halı saha maçına giderken serseri kurşunun hedefi olan Muhammet Mutluay’ın ölümüne ilişkin 4 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Çekdar Ilık, "Hep beraberken bir anda çatışma çıktı. Mustafa da onlara ateş etti, karşılıklı çatıştılar. Kurşunların araca isabet ettiğini görmedik. Yasin isimli şahıstan silah istedim, Yasin’in de bana borcu vardı. O borç karşılığında yanımda bulunması için istedim silahı ancak silahı ateşlemedim" dedi.

Küçükçekmece’de 30 Ekim 2024 tarihinde çalıntı araç içerisinde bulunan maskeli 3 şahsın tabancalarıyla bir başka araca rastgele ateş edip, etrafı kurşun yağmuruna tuttuğu sırada halı sahaya giden Muhammet Mutluay’ın (19) serseri kurşunların hedefi olması sonucu başından vurularak ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı. Tamamı tutuklu 4 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmada, 4 tutuklu sanık ile müşteki anne Derya Mutluay, baba Tanju Mutluay ve tarafların avukatları hazır bulundu.

"Borç karşılığında yanımda bulunması için silah istedim"

Tutuklu sanık Çekdar Ilık, acılı aileden özür dileyerek ve olayın içerisinde bulunduğu için üzgün olduğunu belirterek savunmasına başladı. Sanık Ilık, "Ben olay yerindeki sanıklarla arkadaştım. Olay günü öncesinde Ramazan ve Mustafa isimli sanıklarla aramda tartışma yaşandı. Olay günü de beni yanlarına çağırdılar. Gelmem için beni tehdit ettiler. Ben oraya giderken, yanlarında silah olduğunu tahmin etmiştim. Olay yerinde ben ateşli eylem gerçekleştirmedim. Ramazan silah çıkardı, Yiğit Erdem isimli bir arkadaş ise olay yerinden gecen bir araca ateş etti. Ben karşı tarafı tanımıyorum. Biz normal bir şekilde gezme amacıyla hareket ettik. Yiğit Erdem’in bana borcu vardı. Buna rağmen bana küfürler ediyordu. Mustafa’nın olduğu yere Yiğit Erdem de geldi. Hep beraberken bir anda çatışma çıktı. Mustafa da onlara ateş etti, karşılıklı çatıştılar. Kurşunların araca isabet ettiğini görmedik, hatta aramızda, ‘kimseye bir şey olmadı’ diye konuştuk. Yasin isimli şahıstan silah istedim, Yasin’in de bana borcu vardı. O borç karşılığında yanımda bulunması için silahı istedim, ancak silahı ateşlemedim. Yüzümüzde maske yoktu" ifadelerini kullandı.

Mahkeme başkanı sanığa, "Emniyet ifadende yüzünüzde kuru kafalı maske olduğundan bahsetmişsin. Dosyada yer alan ifadelerin ile duruşmada yaptığın savunma farklı" dedi. Bunun üzerine sanık, "Emniyet ifademi sağlıklı verdiğimi düşünmüyorum. O gün olay sırasında darbedilmiştim, yaşadığım olayın heyecanı vardı üzerimde. Olay gününden önce bir plaka çalma olayına karıştık. Eyüp Kaya ile beraber yaptık, Yiğit ile beraber de orijinalleri ile değiştirdik" dedi.

"Çekdar benden para istedi, ben de paramın olmadığını, 2 tane silahım ve telefonumun olduğunu söyledim"

Savunma yapan tutuklu sanık Eyüp Kaya ise, "Müştekilerden kimseyi tanımıyorum. Sanıklardan da çatışmada yer alan kişileri tanımıyorum. Böyle bir olayın yaşanacağını da bilmiyordum. Ben olay günü gezmeye çıkmıştım, her şey çok ani gelişti. Olay sonrası gidip kendim teslim oldum. Sanıklardan Çekdar ve Yiğit Erdem’i tanıyorum. Olay sırasında Yiğit Erdem’in yüzünde maske vardı" dedi.

Tutuklu sanık Yasin Ünal ise savunmasında, "Bu olaydan 15 gün önce sanıklardan Ramazan ile tartıştım. Tartışma sırasında Ramazan’ı yaralamak zorunda kaldım. Ramazan’ın abileri vasıtasıyla biz geri barıştık. Bu olay yaşanmadan önce Çekdar benden para istedi, ben de paramın olmadığını, 2 tane silahım ve telefonumun olduğunu söyledim. O da bana, ’Telefon senin olsun, silahları bana getir’ dedi. Ben, bu silahlardan biriyle yaralama olayına karıştım, bunu Çekdar’a söyledim. Çekdar silah kullanmasını bilmediği için bu rahatlıkla ona verdim silahı. Ramazan’ın yakalandığında firariydim" şeklinde konuştu.

Duruşmada beyanda bulunan acılı anne müşteki Derya Mutluay, "Oğlumun katillerinden şikayetçiyim. Benim oğlum 17 aydır toprak altında. Ben, bu olaydan sonra davadan çekilmem için tehdit mesajları aldım. Eşime de geldi bu mesajlar. Evlat acısıyla yanıp kavruluyorum. 17 aydır akşam yemekleri yemiyoruz, sofra kurmuyoruz, sağlık sorunlarımız çoğaldı" diye konuştu.

Çatışma sırasında Muhammet’in bulunduğu aracı kullanan müşteki Oğuz Berk Başpınar ise, "Ben Muhammet’in kuzeniyim. Olay günü Muhammet ile halı sahaya gidecektik. Bir anda silah sesleri duyduk. Sonra Muhammet’in vurulduğunu gördük. Orada hayatımız bitti. Kafasından vurulmuştu. Olaydan 2 gün sonra hayatını kaybetti. Davada adı gecen herkesten şikayetçiyim" dedi.

Sanıkların tutukluluk hali devam edecek

Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, dava dosyasındaki tüm sanıkların, olayın ağırlığı, işlenen suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak, tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.

"O acıyı daha dün gibi olmuş gibi yaşadık"

Duruşma sonrası adliye önünde açıklamalarda bulunan Muhammed Mutluay’ın babası Tanju Mutluay, "En zor günümüzü yaşadık. Onlarla göz göze geldik. O günü tekrar yaşadık. O acıyı daha dün gibi olmuş gibi yaşadık. Ne yazık ki suçluları 5-6 tane avukat savundu. Yazıklar olsun diyorum. Onların da muhakkak çocukları vardır. Oğlumun kanlı parasını nasıl alıp yiyecekler merak ediyorum. İnşallah ben adaletime güveniyorum. Allah herkesi vicdan sahibi yapsın. Bu ceza sistemi değişmezse bu cinayetler bitmeyecek. Muhakkak bu ceza sistemini değiştirme adına bir çalışma yapacaklardır. Bu cinayetler, bu çocuklar, gençler ölmeye devam edecek. Olaydan sonra 17 ay önce Muhammed katledildikten sonra benim gibi ailelerle görüşmeye başladık. Sonra ben bir platform kurdum. Maalesef şu an 109 mağdur ailemiz var. Ne yazık ki bu sayı her gün artıyor. Biz bu sayı bitsin artık. Bu olaylar olmasın dedikçe her gün bu olaylar devam ediyor. Suçlular suçu işlerken, ne kadar ceza alacağının, yatacağının hesabını yapıyorlar" dedi.

İddianameden

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, sanıklar Çekdar Ilık ve Eyüp Kaya hakkında maktul Muhammet Mutluay’a yönelik ‘olası kastla ölüme neden olma’, olay yerindeki 3 müştekiye yönelik ‘kasten öldürmeye teşebbüs’, 2 müştekiye yönelik ise ‘çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma’ suçlarından toplamda 42’şer yıl 4’er aydan 68’er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. İddianamede, diğer sanık Yiğit Erdem Yağmur hakkında Mutluay’a karşı ‘olası kastla ölüme neden olma’, ‘çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından toplam 40 yıldan 53 yıla kadar hapis cezasıyla, sanık Yasin Ünal hakkında ise ‘olası kastla kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar ve diğer müştekilere karşı da işlenen çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER