Sivas Akran Akademi Eğitim Kurumları Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, ebeveynleri uyardı. Çimen, "Çocuk yaşıtlarına göre geç konuşmaya başladıysa otizm, down sendromu, işitme kaybı, serebral palsi, afazi ve dizartri gibi durumlara bağlı bozukluklarda dil ve konuşma terapistine başvurulmalıdır" dedi.
Sivas Akran Akademi Eğitim Kurumları Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimendil, konuşma terapisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşma güçlüğü çeken veya konuşamayan çocukların hazırlanacak program sayesinde sağlıklı bir şekilde konuşabileceğini ifade eden Çimen, erken müdahaleye dikkat çekti. Küçük yaşlarda başlatılan terapinin çok daha kısa sürede olumlu etkileri olduğunu söyleyen Çimen, aileleri uyardı.
"Bireylerin iletişim becerilerini geliştirmeyi amaçlıyoruz"
Çimen, "İletişim, dil, konuşma, ses ve yutma bozukluklarının değerlendirilmesi, tanılanması ve terapi yoluyla müdahale edilmesini kapsayan bilimsel ve klinik bir uzmanlık alanıdır. Bizler, çocukluk döneminden yetişkinlik dönemine kadar her yaş grubunun ihtiyacına yönelik bilimsel temelli değerlendirme ve müdahale yöntemleri kullanarak bireylerin iletişim becerilerini geliştirmeyi ve yaşam kalitelerini artırmayı amaçlarız. Konuşma sesi bozuklukları, gecikmiş dil konuşma, otizm, down sendromu, gelişimsel dil bozuklukları, kekemelik, hızlı-bozuk konuşma, afazi, apraksi, dizartri, ses bozuklukları, dudak ve damak yarıklığı, yutma bozuklukları gibi iletişimi, dili ve konuşmayı etkileyen birçok farklı alanda çalışıyoruz. Akran Akademi’de özellikle pediatrik grupta görülen bozukluklarda dil ve iletişim becerilerinin desteklenmesine yönelik bireysel terapi programlarını yürütüyoruz" dedi.
"Bilimsel dayanağı olmayan bilgilerle süreci geciktirmeyelim"
Ailelerin erken harekete geçmesi gerektiğine vurgu yapan Çimen, "Eğer çocuk yaşıtlarına göre geç konuşmaya başladıysa, kelime dağarcığı sınırlıysa, cümle kurmakta zorlanıyorsa, konuşma sırasında bazı sesleri yanlış üretiyor, ses düşürüyor, sesleri karıştırıyor veya konuşması anlaşılmıyorsa, konuşmada hece ya da kelime tekrarları, uzatmalar ve takılmalar görülüyorsa dil ve konuşma terapistlerine başvurulabilir. Yine söylenenleri anlamada güçlük, yönergeleri takip edememe, çiğneme ve yutma problemleri, salya kontrolünde zorluk veya dudak, dil ve damak gibi oral yapılara ilişkin motor problemler mevcutsa ayrıca otizm, down sendromu, işitme kaybı, serebral palsi, afazi ve dizartri gibi durumlara bağlı bozukluklarda dil ve konuşma terapistine başvurulmalıdır. Fakat bireyin temel problemi dil ve konuşma alanından ziyade akademik beceriler, öğrenme güçlüğü, dikkat, davranış ve günlük yaşam becerileri ile ilgiliyse bireysel eğitim için özel eğitim uzmanlarına başvurulmalıdır. Unutmayalım dil ve konuşma problemlerinde erken müdahale çok önemlidir. ‘Daha küçük, büyüyünce geçer’, ‘Erkek çocuk geç konuşur’, ‘Okula başlayınca düzelir’ gibi toplumda sıkça söylenen ancak bilimsel dayanağı olmayan bilgilerle süreci geciktirmeyelim. Erken dönemde doğru uzmandan alınan destekle ilerlemek, çocuğun gelişimi için en sağlıklı sonucu verecektir" şeklinde konuştu.
