Meme kanseri hastaları doktorlarıyla bowling pistinde buluştu

Memorial Ataşehir Hastanesi’nin düzenlediği etkinlikte meme kanserini atlatan ve kanserle mücadele eden hastalar, doktorlarıyla bowling oynayarak farkındalık oluşturdu. Lisanslı bowling oyuncusu Özgür Türkkan hastalığa rağmen sporu bırakmadığını anlatırken, kahkaha terapisti Banu Erdem ise süreci ’hayatıma uğrayan bir konuk’ olarak tanımladı.

Meme kanseri hastaları doktorlarıyla bowling pistinde buluştu

Memorial Ataşehir Hastanesi’nin düzenlediği etkinlikte meme kanserini atlatan ve kanserle mücadele eden hastalar, doktorlarıyla bowling oynayarak farkındalık oluşturdu. Lisanslı bowling oyuncusu Özgür Türkkan hastalığa rağmen sporu bırakmadığını anlatırken, kahkaha terapisti Banu Erdem ise süreci ’hayatıma uğrayan bir konuk’ olarak tanımladı.

1-7 Nisan Kanser Haftası kapsamında "Kansere Karşı Bowling Zamanı" etkinliği düzenlendi. Meme kanseri tedavisi gören hastalar ile doktorların bir araya geldiği etkinlikte, hem moral hem de farkındalık ön plana çıktı. Katılımcılar, bowling oynayarak kanserle mücadelede motivasyonun önemine dikkat çekti.

Sporuna devam ediyor

Meme kanseri tedavisi gören Özgül Türkkan, kanser tedavisi gördüğünü ve halen ilaç tedavisine devam ettiğini belirtti, Prof. Dr. Bülent Çitgez’in hastası olduğunu ve tedavi sürecinin oldukça iyi gittiğini söyledi. 63 yaşında olduğunu ve aktif olarak spor yaptığını ifade eden Türkkan, lisanslı bir bowling oyuncusu olduğunu dile getirdi.

Hastalığı yaklaşık altı yıl önce öğrendiğini anlatan Türkkan, annesinde de meme kanseri bulunması ve daha önce doktorların kistlerinin kansere dönüşebileceğini söylemesi nedeniyle bu duruma hazırlıklı olduğunu ifade etti. Hastalığı öğrendiğinde panik yapmadığını aktaran Türkkan, doktoruna hastalığın evresini ve ne zaman yeniden bowling oynayabileceğini sorduğunu kaydetti.

Kısa sürede ameliyat olduğunu ve ardından uzun bir kemoterapi sürecine girdiğini belirten Türkkan, "Tedavi kapsamında göğüslerim alındı, radyoterapi uygulanmadı ancak kemoterapi uzun sürdü. Şu anda ilaç tedavisi ve düzenli kontrollerle sürecim devam ediyor" dedi.

Türkkan, tedavi sürecinde safra kesesinde polipler tespit edildiğini ve risk oluşturmaması için ameliyatla alındığını dile getirerek, "Ardından tedavim planlı şekilde sürdü. Kendimi sağlıklı hissediyorum. Spor hayatıma devam ediyorum. Lig maçlarına çıkmaya devam ettim. Spor hayatımda çok önemli bir yer tutuyor" şeklinde konuştu.

Kanserin günümüzde yaygın bir hastalık haline geldiğini belirten Türkkan, insanların hastalığı gözlerinde büyütmemesi ve hayattan kopmaması gerektiğini vurguladı. Moral ve yaşama azminin önemine dikkat çekti.

"Kanser hayatıma uğrayan bir konuk gibiydi"

Meme kanseri tedavisi gören Banu Erdem ise 2022 yılından bu yana Prof. Dr. Bülent Çitgez ile tedavi sürecinin devam ettiğini belirterek kendisinin de bir meme kanseri survivoru olduğunu söyledi.

Etkinlikte bulunma nedeninin meme kanserinin hayatına kattıkları olduğunu dile getiren Erdem, bu sürecin hayattaki birçok değerin farkına varmasını sağladığını ifade etti. Meme kanserini hayatına uğrayan bir "konuk" gibi gördüğünü ve bu deneyimi uğurladığını düşündüğünü belirtti.

Tedavisinin halen doktor kontrolünde devam ettiğini ifade eden Erdem, aynı zamanda kahkaha terapisti olduğunu söyledi. Bu kitapta, kendi sürecini anlattığını dile getirdi. Bu sürecin bir savaş değil, birlikte yürütülen bir yolculuk olduğunu ifade etti.

Kahkahanın gücüne inandığını ve bunu benzer süreçlerden geçen kişilerle paylaşmak istediğini söyleyen Erdem, tedavi sürecinde en önemli unsurlardan birinin hekimlere güvenmek olduğunu vurgulayarak "Doktorlarıma tamamen güvendim ve yönlendirmelerine harfiyen uydum" dedi.

Zorlandığı anlar olduğunu ancak hiçbir zaman isyan etmediğini ifade eden Erdem, "Bu süreç bana çok şey öğretti. Bugün hayatı çok daha kıymetli görüyorum" diye konuştu.

"Ülkemizde meme kanseri daha genç yaşlarda görülebiliyor"

Memorial Ataşehir Hastanesi Meme ve Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Çitgez ise 1-7 Nisan Kanser Haftası kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla klasik yöntemlerin dışında bir etkinlik düzenlediklerini belirtti. "Bowling oynayarak hem insanların motive olmasını hem de bu hastalığın tedavi edilebilir olduğunu görmelerini istedik. Uzun vadede sağlıklı bir yaşamın mümkün olduğunu göstermek amacıyla böyle bir şey yaptık" dedi.

"Dünyada her 8 kadından biri hayatı boyunca meme kanseriyle karşılaşıyor" diyen Prof. Dr. Bülent Çitgez şu açıklamaları yaptı:

"Ülkemizde de oranlar dünya ile paralel. Geçen yıl Türkiye’de yaklaşık 25 bin yeni meme kanseri tanısı kondu. Bu sayı elbette büyük ve ürkütücü. Ancak ülkemize özgü bir durum da var: Meme kanseri daha genç yaşlarda görülebiliyor. Gelişmiş ülkelerde genellikle 40 yaş ve üzeri kadınlarda daha sık görülürken, bizde daha genç yaş grubunda da sık rastlanıyor. Sık görülmesine rağmen sevindirici bir gerçek var: Meme kanseri, tedaviye en iyi yanıt veren kanser türlerinden biridir. Eğer hastalar memede ele gelen bir kitle, akıntı ya da asimetri gibi bir değişiklik fark ederse korkmadan doktora başvurmalıdır. Unutulmamalıdır ki her ele gelen kitle kanser değildir. Şüpheli durumlarda ultrason, mamografi ve gerekirse MR ile değerlendirme yapılır, ardından biyopsi ile kesin tanı konur. İyi huyluysa takip edilir, kötü huyluysa uygun tedavi planlanır."

"Sosyokültürel ve ekonomik nedenlerle hastalar doktora başvurmakta gecikebiliyor"

Sosyokültürel ve ekonomik nedenlerle bazı hastalar doktora başvurmakta gecikebildiğine değinen Prof. Dr. Bülent Çitgez, "Özellikle memede bir sorun fark edildiğinde utanma, çevresel baskı ya da yanlış inanışlar nedeniyle başvurular ertelenebiliyor. Bu da tanının geç konulmasına yol açıyor. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle meme kanseri tedavisinde meme kaybı minimum düzeye indirilebiliyor. Eğer meme küçük ve kitle büyükse önce kemoterapi ile tümör küçültülüyor, ardından cerrahi uygulanıyor. Gerekli durumlarda silikon protez ya da hastanın kendi dokusu kullanılarak estetik açıdan da başarılı sonuçlar elde ediliyor. Amaç, hastayı hem sağlık hem de sosyal yaşam açısından en iyi şekilde desteklemektir" açıklaması yaptı.

"Kanserden korkulmasın, geç kalmaktan korkulsun"

Prof. Dr. Bülent Çitgez son olarak şunları söyledi:

"Şunu özellikle vurgulamak isterim: Kanserden korkulmasın, geç kalmaktan korkulsun. Çünkü meme kanseri erken evrede, özellikle birinci evrede yakalandığında yüzde 90’ın üzerinde başarıyla tedavi edilebilmektedir. Tüm kadınlara önerimiz; yılda bir kez doktor muayenesi yaptırmaları ve ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapmalarıdır. Şüpheli bir durum fark edildiğinde panik yapmadan vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

Kendi kendine muayene, adet döneminden sonra yapılmalıdır. Muayene, memenin üst kısmından başlayarak koltuk altına kadar tüm bölgenin kontrol edilmesi şeklinde olmalıdır. Ele gelen bir kitle ya da herhangi bir değişiklik fark edildiğinde mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır."

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER