Avrupa Parlamentosu’nda çok sayıda parlamenter, İran savaşıyla ortaya çıkan krizin sorumlusu olarak gördükleri ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’den hiçbir eleştiri gelmemesine sert tepki gösterdi.
Avrupa Parlamentosu’nda (AP) "Orta Doğu’daki krize yönelik Avrupa Birliği (AB) stratejisi ve bunun enerji fiyatları ve gübre arzına etkileri" konulu genel kurul oturumu gerçekleştirildi. Oturumda söz alan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB’nin Orta Doğu’daki savaşa ilişkin stratejisinden bahsederken AB’nin hedefinin diplomasi yoluyla barış ve istikrarı yeniden tesis etmek olduğunu söyledi. Çatışmanın etkilerinin aylarca, hatta yıllarca sürebileceğini ifade eden von der Leyen, "Kalıcı barış için İran’ın nükleer ve balistik füze programı da ele alınmalı" dedi.
Von der Leyen, enerji krizine ilişkin olarak ise AB’nin dört yıl içinde ikinci enerji krizi ile karşı karşıya kaldığına dikkat çekerek, "İthal fosil yakıtlara aşırı bağımlılığımız bizi savunmasız kılıyor" şeklinde konuştu.
AB Komisyonu Başkanı, "Sadece 60 gün içinde enerji ithalat faturamız, 27 milyar eurodan fazla arttı" ifadelerini kullanarak, AB’nin çözüm stratejisinin fosil yakıtlara bağımlılığı artırmak için yerli ve temiz enerji üretimini artırmak, elektrifikasyon ve nükleer enerji yatırımları olduğunu söyledi.
"İki ay önce Trump ve Netanyahu tarafından İran’a karşı yasa dışı bir savaş başlatıldı"
Öte yandan oturumda katılan AP üyeleri, İran savaşıyla ortaya çıkan krizin sorumlusu olarak gördükleri ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’den hiçbir eleştiri gelmemesine sert tepki gösterdi. Von der Leyen’in ardından söz alan İspanyol parlamenter Iratxe Garcia Perez, "İki ay önce Trump ve Netanyahu tarafından İran’a karşı yasa dışı bir savaş başlatıldı. Hızlı bir özgürlük savaşı vaat etmişlerdi, ancak gördüğümüz tek şey yıkım, ölüm ve fanatizm oldu. Şimdi İran’dan Gazze’ye ve Batı Şeria’dan Lübnan’a uzanan bir kan izi görüyoruz. Lübnan’da 2 bin ölüden, 1,2 milyon yerinden edilmiş insandan ve ülke topraklarının yüzde 10’unun işgalinden bahsediyoruz. Bu güvenlik değildir. Buna rahatlıkla yıkım diyebiliriz" dedi.
Garcia Perez, "Sayın von der Leyen, Avrupa, olanları bu şekilde durup izleyemez. Tarihin akışına seyirci kalamayız. Uluslararası hukukun, demokrasinin ve barışın garantörü olmamız gerek" diye konuştu.
"Filistinlilere ölüm cezası yasasının kabulü konusunda sizden hiçbir şey duymadık, bu kabul edilemez"
İsrail’in insanlığa karşı suçlar ile tüm kırmızı çizgileri aştığını vurgulayan İspanyol siyasetçi, "Sayın von der Leyen, Filistinlilere yönelik ölüm cezası yasasının kabulü konusunda sizden hiçbir şey duymadık. Bu kesinlikle kabul edilemez. Bu beni yaralıyor. Bir de milyonlarca Avrupalının, AB’nin bu suç ortaklığına varan sessizliği konusunda ne hissettiğini düşünün. Bu konuda gerçekleri istiyoruz. İsrail ile Ortaklık Anlaşması askıya alınmalı. Netanyahu hükümetine yaptırımlar uygulanmalı" dedi.
"Vatandaşlarımızı koruyacak adımlara ihtiyacımız var"
Portekizli parlamenter Antonio Tanger Correa, Avrupa’nın enerjisinin sadece yüzde 5’ini Hürmüz Boğazı’ndan almasına rağmen petrol fiyatlarındaki küresel artış nedeniyle krizden etkilendiğine dikkat çekti. Avrupa’da milyonlarca insan bu krizin yol açtığı şoklardan etkilenirken, AB yönetiminin tereddüt içinde olduğuna dikkat çeken Tanger Correa, "Tedbir ve önlemlere değil, vatandaşlarımızı koruyacak adımlara ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.
"Yarısı ABD’li olan petrol şirketleri, saniyede 3 bin euro kar ediyor"
Hollandalı parlamenter Bas Eickhout, İran’daki savaştan en çok ABD’li olan en büyük altı petrol şirketinin kar ettiğine işaret etti. Eickhout, "ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yasa dışı saldırıları, küresel bir enerji krizini tetikledi ve bu saldırılar nedeniyle yarısı ABD’li olan en büyük altı petrol şirketi, saniyede yaklaşık 3 bin euro kar elde ediyor" şeklinde konuştu.
Hollandalı siyasetçi, "Bu bizim savaşımız değil ve bedelini biz ödememeliyiz. Avrupa, Orta Doğu’da barış, istikrar ve adalet için ayağa kalkmalı. Aynı zamanda toplumlarımızı Trump gibi liderlerden korumamız gerekiyor" dedi.
"Şimdiye kadar sizden Trump ya da Netanyahu’ya karşı tek bir eleştirel söz duymadık"
Alman parlamenter Martin Schirdewan, "Bu savaşı ABD ve İsrail başlattı. Trump ve Netanyahu, uluslararası hukuku defalarca ihlal etti. Artık Avrupa’nın harekete geçme zamanı gelmiştir. Beyaz Saray’daki bu kontrolsüz otokratla yüzleşmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Schirdewan, "Sayın von der Leyen, sizin göreviniz açık bir şekilde konuşmaktır. Orta Doğu’da İran, Lübnan ve Gazze’deki savaşa açık bir şekilde ‘hayır’ demelisiniz. Ancak şimdiye kadar sizden Trump ya da Netanyahu’ya karşı tek bir eleştirel söz duymadık" dedi.
"Küresel güvenlik açısından en büyük tehdidi, ABD ve İsrail’in oluşturduğundan şüphe yok"
İrlandalı parlamenter Lynn Boylan konuşmasına, "Küresel güvenlik açısından en büyük tehdidi, ABD ve İsrail’in oluşturduğundan şüphe yok" ifadeleriyle başladı. Boylan, "Sadece tarihin en kötü gaz ve petrol krizine sebep olmakla kalmadılar. Aynı zamanda AB’de yaşam maliyetlerinin fırlamasına neden oldular. İsrail ve ABD, yasa dışı savaşlar yürütüyor, okul çocuklarını bombalıyor, gazetecileri ve sağlık görevlilerini öldürüyor ve BM Barış Gücü askerlerini hedef alıyor" diye konuştu.
İrlandalı politikacı, "Diğer yandan AB vatandaşları, sadece bu yaşananlardan değil, aynı zamanda bu krizi bir doğal afet gibi ele alan temsilcilerinin tavırları nedeniyle de dehşete düşmüş durumda" ifadelerini kullandı. Boylan, AB’nin enerji krizi konusunda önlem almaması halinde birlik genelinde yakıt protestolarının başlayabileceği uyarısında bulundu.
"AB’nin İsrail ile Ortaklık Anlaşması’nı haklı gösterecek hiçbir sebebi kalmadı"
Alman parlamenter Michael von der Schulenburg, AB’nin Orta Doğu’da ne stratejisi ne de güvenilirliğinin kalmadığını savundu. Michael von der Schulenburg, "AB, İran’a karşı yürütülen savaş için hiçbir çıkış yolu sunamıyor. Lübnan, Gazze ve Batı Şeria’daki sivil nüfusun korunmasının önemli olduğunu söylüyorlar ama üye devletler, İsrail’e silah göndermeye devam ediyor. ABD’nin İran’a saldırıları için üslerini açmaya devam ediyorlar" dedi.
Alman siyasetçi, "AB’nin İsrail ile Ortaklık Anlaşması’nı haklı gösterecek hiçbir sebebi kalmadı" ifadelerini kullandı.
"İsrail ile Ortaklık Anlaşması’nın ticaret bölümünün askıya alınması derhal oylamaya sunulmalı"
Portekizli parlamenter Marta Temido, "Bu krizin temel nedenlerinden birinin uluslararası hukuk ve insan hakları ihlallerine karşı bu liderlerin cezasız kalmaları olduğunu görmezden gelmek imkansız. Bu kural ihlallerine karışan birden fazla ülke var fakat bunlardan biriyle Ortaklık Anlaşmamız bulunuyor" diye konuştu.
İsrail’in Gazze’de uluslararası hukuk ve insan haklarını sistematik bir şekilde ihlal etme politikası izlediğini ifade eden Temido, "Sözde barış planının başlamasından bu yana Batı Şeria’da 700’den fazla Filistinli hayatını kaybetti. Yalnızca Cenin ve Tulkerim mülteci kamplarında 32 bin kişi yerlerinden edildi ve 850 ev yıkıldı. Ayrıca sadece Filistinlilere yönelik ölüm cezası getirilmesi de var. Bir sonraki Avrupa Konseyi toplantısında İsrail ile Ortaklık Anlaşması’nın ticaret bölümünün derhal askıya alınması oylamaya sunulmalı" dedi.
"AB-İsrail Ortaklık Anlaşması askıya alınmalı"
Belçikalı parlamenter Kathleen van Brempt, "Trump ve Netanyahu, bizi yalnızca Orta Doğu’da yıkıcı bir çatışmanın içine sürüklemekle kalmadı, aynı zamanda dünyanın geri kalanını da kaosa sürüklüyor. Bedeli her zaman olduğu gibi sıradan insanlar ödüyor" şeklinde konuştu.
Avrupa’nın Rusya uluslararası hukuku ihlal ettiğinde harekete geçerken, başkaları aynı şeyleri yaptığında sessiz kaldığını söyleyen Van Brempt, "AB pazarına erişim, ortak değerlerimize bağlılık gerektirir. Gazze’de, Batı Şeria’da ve şimdi de Lübnan’da ihlaller sürekli olarak devam ediyorsa harekete geçmeliyiz. AB-İsrail Ortaklık Anlaşması askıya alınmalı" ifadelerini kullandı.
"Dünyadaki rolünün ne olduğunu da unutmaması gerekiyor"
Oturumda İtalyan parlamenter Nicola Procaccini de AB’nin Orta Doğu’daki duruma tepkisizliğinden şikayet ederek, "Kendimizi askeri maceralara sürükleyelim demiyorum ama aynı zamanda dünyadaki rolünün ne olduğunu da unutmaması gerekiyor" dedi.
"Diktatörleri desteklemekten vazgeçmemiz gerekiyor"
Fransız parlamenter Valerie Hayer de, AB’nin 50 yıldır enerjide dışa bağımlı olduğunu ve bu konunun çözümü için tepki göstermekte zorlandığını söyledi. Avrupa’nın yıllık fosil yakıt faturasının 400 milyar euro olduğunu söyleyen Hayer, "Enerji bağımsızlığımızı savunmamız ve paramızla popülizm ile diktatörleri desteklemekten vazgeçmemiz gerekiyor. Harekete geçmemiz gerekiyor" diye konuştu.
"Leyen daha fazla yenilenebilir enerji diyor ama enerji fiyatları iki kat arttı"
Polonyalı parlamenter Patryk Jaki, AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen’in enerji politikalarını eleştirerek, "Von der Leyen geldiğinden beri ’daha fazla koordinasyon ve daha fazla yenilenebilir enerji’ diyor ama AB’de enerji fiyatları iki kat, araç fiyatları yüzde 30 arttı" ifadelerini kullandı.
AB’nin küresel ekonomideki payının azaldığını ve jeopolitik gücünün zayıfladığını ifade eden Jaki, Polonya’da kömürün yenilenebilir enerji alternatiflerinden altı kat daha ucuz olduğunu ileri sürerek, birliğin enerji politikalarında değişiklik çağrısı yaptı.