Diyarbakır’dan "Milli ve manevi değerlere sahip çıkın" talebi

Eğitim-Bir-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Ramazan Tekdemir, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ramazan ayının maneviyatına ve çocukların kültürel değerlerle buluşmasına yönelik düzenlenen Ramazan etkinliklerine karşı çeşitli parti, sendika, grup ve kişilerin ayrıştırıcı, nefret içeren tutumlar ile kutuplaştırıcı dil sergilediğini söyledi.

Diyarbakır’dan "Milli ve manevi değerlere sahip çıkın" talebi

Eğitim-Bir-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Ramazan Tekdemir, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ramazan ayının maneviyatına ve çocukların kültürel değerlerle buluşmasına yönelik düzenlenen Ramazan etkinliklerine karşı çeşitli parti, sendika, grup ve kişilerin ayrıştırıcı, nefret içeren tutumlar ile kutuplaştırıcı dil sergilediğini söyledi.

Eğitim Bir-Sen Diyarbakır Şubesinde düzenlenen açıklamaya Tekdemir, sendika yöneticileri ve davetliler katıldı. Burada konuşan Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Ramazan Tekdemir, sahabelerin izinde, medeniyetin kalbi Diyarbakır’dan Ramazan ayının manevi iklimine, toplumsal dayanışma ruhuna ve İslam’ın temel değerlerine karşı sistematik bir itibarsızlaştırma çabası içinde olan 28 Şubat artıklarına karşı seslerini yükseltmek için toplandıklarını söyledi. Tekdemir, "Milli Eğitim Bakanlığımızın ’Maarifin Kalbinde Ramazan’ Projesiyle çok renkli ve eğlenceli etkinliklerle evlatlarımıza aşılamak istediği merhamet, paylaşma, dayanışma ve kardeşlik iklimine savaş açanlara, ilericiliği inanç düşmanlığı sanan vesayet kalıntılarına Diyarbakır’dan haykırıyoruz. Eğitim kurumları toplumsal değerlerden kopuk izole mekanlar değildir. Topluma liderlik iddiasındaki kişi ve yapıların görevi toplumun kültürel ve manevi dokusuyla kavga etmek değil, bu doku ile barışık bir sosyal iklim için çalışmaktır. MEB’in Ramazan ayı etkinlikleri konsepti sadece bir ibadeti değil, aynı zamanda yardımlaşma, hoşgörü, merhamet, toplumsal dayanışma gibi evrensel değerlerin okul çatısı altında yaşatılmasını, öğrencilerin karakter gelişiminden huzurlu bir çevrenin ve toplumsal barışın inşasına kadar bir dizi alanı kapsayan görmeyi arzuladığımız çok kıymetli ve sorumlu bir adımdır. ’Noel ağacına selam çakanlar, Ramazan’dan neden korkuyor’ Bu sözde özgürlükçü, özde vesayetçi koroya soruyoruz, okullarda Noel ağacı süslenirken, Batı’nın ’kültürel istilası’ olan etkinlikler baş tacı edilirken sustunuz. Cadılar Bayramı maskaralıkları altında çocuklarımıza yabancı ritüeller dayatılırken ’pedagoji’ aklınıza gelmedi. Modernlik adı altındaki her türlü batı özentisine kapı açanlar, ne oldu da bu toprakların öz cevheri olan Ramazan ayı sizi laiklik elden gidiyor paranoyasına sevk etti? Sizin derdiniz laiklik değil, bu milletin evlatlarının kendi kökleriyle, kendi medeniyet değerleriyle buluşmasıdır. Bu ülkenin insanları kendi diktiği ağacın gölgesinden kovulmaya müsaade etmeyecek’’ dedi.

Dünya, siyonizmin ve emperyalizmin eliyle kaosa sürüklenirken, kendilerinin evlatlarına sevgiyi, sabrı ve maneviyatı öğretmek istediklerini aktaran Tekdemir, şu ifadeleri kullandı:

’’Ancak görüyoruz ki, zihinleri otoriter bağnazlıktan ve din alerjisinden beslenen CHP ve DEM gibi partiler ile hayalleri 28 Şubatın karanlık mahzenlerinde hapsolmuş 168 imzacı ve onların sendikal uzantıları, eski Türkiye’nin ceberut reflekslerini yeniden sergilemeye yeltenmektedir. Ayrıştırıcı ve zehirli bir dille yıllardır süregelen bu bayat senaryoyu biliyoruz. Bu milletin inancıyla, değerleriyle kavgalı zihniyet yıllardır bu ülkede tek şey yaptı. Sözüm ona bilimsel hezeyanlarla, pedagojik yalanlarla, ayartılmış adamlarla, fonlanmış adımlarla bu milletin öz sesini susturmaya, bastırmaya, çarpıtmaya, ezdirmeye bezdirmeye çalıştı. Artık bu aziz milletin yakasından düşün. Suni gündemlerle, bayatlamış bildirilerle kardeşliğimizi zayıflatamazsınız. Türkiye artık vesayet diliyle hizaya çekilecek bir ülke değildir. Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Diyarbakır Şubesi olarak, evlatlarımızın milli ve manevi değerlerle kuşanması için atılan her adımın, verilen her mücadelenin sarsılmaz savunucusuyuz. Ramazan’ın birleştirici gücü, sizin ayrıştırıcı dilinizi mağlup edecektir. 28 Şubat bitti ve bir daha yaşanmayacak. Siz de ya milletin inancıyla barışın ya da bu milletin hafızasında ebediyen mahkum olun. Son olarak tarihimize, millet ve devlet olma geleneğimize kök salan manevi değerlerimizi okullarımızla, öğrencilerimizle etkili ve eğlenceli bir formda buluşturan Milli Eğitim Bakanımıza etkinliklere destek veren tüm yönetici, öğretmen, veli ve sevgili öğrencilerimize çok teşekkür ediyoruz."

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER