TÜRMOB Başkanı Yıldız: "Kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak"

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, "Kamu harcamalarında etkinlik ve şeffaflığın artırılması, vergi tabanının genişletilmesi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır" dedi.

TÜRMOB Başkanı Yıldız: "Kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak"

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, "Kamu harcamalarında etkinlik ve şeffaflığın artırılması, vergi tabanının genişletilmesi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır" dedi.

TÜRMOB Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, gerçekleştirdiği basın toplantısıyla ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin, son dönemde enflasyonla mücadele, faizler, kamu mali dengeleri, kayıt dışı ekonomi ve istihdam piyasasındaki gelişmeler çerçevesinde önemli bir eşikten geçtiğini vurgulayan Yıldız, TÜRMOB olarak ekonomik politikaların şeffaf, öngörülebilir ve kurumsal yapıyı güçlendiren bir çerçevede yürütülmesinin mali müşavirlik ve denetim mesleği açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.

"Enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlanabilmesi için öngörülebilirliğin güçlendirilmesi kritik önemde"

Son dönemde enflasyon oranlarında gözlenen seyrin fiyat istikrarının halen ekonomi politikalarının merkezinde yer aldığını gösterdiğini aktaran Yıldız, "Enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlanabilmesi için para politikası ile maliye politikasının uyumunun sürdürülmesi, kamuda sahici tasarruflara gidilmesi ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi kritik önemdedir. Enflasyonun düşeceğine ilişkin beklentilerin bozulması faizlerin indirilmesini de zorlaştırmaktadır" açıklamasında bulundu.

"Milli gelire en büyük katkı hizmetler tarafından gelmektedir"

Yıldız, milli gelirde kaydedilen büyüme oranlarının yanı sıra, büyümenin niteliği ve sürdürülebilirliğinin de yakından izlenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Milli gelire en büyük katkı hizmetler tarafından gelmektedir. Üretim tarafının katkısı nispeten azalmıştır. Tüketim ağırlıklı büyüme yapısının yerini; üretim, yatırım, verimlilik artışı ve ihracat odaklı bir yapıya bırakması, orta ve uzun vadede makroekonomik dengelerin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Katma değerli ürün ve hizmet üretmenin önemi çok daha belirgin hale gelmiştir. Büyümenin bu şekilde desteklenmesi, ekonomik dayanıklılığı artıracaktır. Büyümenin niteliği, vergi politikalarının oluşturulmasını da etkileyecektir" ifadelerine yer verdi.

"Kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak"

Bütçe dengesinin sağlanması, ekonomik istikrarın temel unsurlarından biri olduğunun altını çizen Yıldız, "Bütçe gelir ve giderlerinin seyri, mali disiplinin korunması ve kaynakların etkin kullanımı açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Kamu harcamalarında etkinlik ve şeffaflığın artırılması, genel kabul görmüş bütçe ilkelerinin ve denetiminin etkin olarak hayata geçirilmesi, vergi tabanının genişletilmesi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır. Vergi, ödenebilir olmaktan çıkıp, katlanılmayacak bir yüke dönüşmemelidir" şeklinde konuştu.

"Türkiye’de kara paranın aklanması olaylarının, MASAK tarafından takibi sıkılaştırılmakta"

Yıldız, Türkiye’de kayıt dışı ekonominin, vergi tabanını daraltan, sosyal güvenlik sistemini zayıflatan ve rekabet eşitliğini bozan yapısal bir sorun olarak önemini koruduğunu ifade ederek, sözlerine şu şekilde devam etti:

"TÜİK ve OECD verilerine göre son yıllarda Türkiye’de kayıt dışı istihdam oranında düşüş yaşansa da özellikle küçük ölçekli işletmeler, hizmet sektörü, tarım ve geçici çalışma alanlarında kayıt dışılık hala belirgin seviyededir. Kayıt dışı ekonomi; OECD ülkelerinde ortalama yüzde 15-20 civarında hesaplanırken, bu oranın Türkiye’de yüzde 25-30 civarında olduğu hesap ediliyor. Yüksek vergi ve prim yükleri, denetim kapasitesi, nakit ekonomisinin yaygınlığı, göç ve düşük vasıflı işgücü gibi faktörler kayıt dışılığı besleyen unsurlar arasında görünüyor. Ayrıca Türkiye’de kara paranın aklanması olayları, MASAK tarafından takibi sıkılaştırılmakta. Dijitalleşme, e-fatura/e-arşiv fatura uygulamaları, pos ve banka hareketlerinin izlenmesi gibi politikalar kayıt dışılığı azaltma yönünde ilerleme sağlasa da kalıcı çözüm için vergi sisteminin sadeleşmesi, işgücü maliyetlerinin dengelenmesi, kayıtlı olmayı teşvik eden mekanizmalar ve toplumsal vergi uyumunun artırılması kritik öneme sahip bulunmaktadır."

"Türkiye’nin vergi reformuna ihtiyacı var"

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yıldız, Türkiye’de vergi sistemine ilişkin soruya, "Türkiye’de gerçekten vergi sistemi çok karmaşık hale geldi. Şöyle söyleyelim, ’bir şirket hangi vergi oranında, bir kurum hangi vergi oranında vergi ödeyecek’ diye sorsanız, eğer o şirket ihracatçıysa, aynı zamanda imalatçıysa, aynı zamanda teşvik belgeleri varsa inanın oranını söyleyemezsiniz. Yani bir saat çalışmanız lazım. Bu örnek bizde vergi sisteminin yamalı hale geldiğini gösteriyor. Bu taleplerimizi Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’a sunduk. Bu alanda bir vergi reformu çalışmasının, TÜRMOB tarafından yapılmasını destekleyeceklerini, bu yönde çalışma yapmamızın faydalı olacağını, vergi sistemin sadeleştirmesi yönde bir çalışma yapmamızda büyük fayda olacağını söylediler. Tabii bu reform lafı söylendikçe yıpranıyor ama Türkiye’nin de buna ihtiyacı olduğu bir gerçek" diye konuştu.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER