Gaziantep’teki tarihi Bakırcılar Çarşısı’nın en yaşlı bakır ustası olan 85 yaşındaki Miktat Çelik, 11 yaşında çırak olarak başladığı mesleğini elindeki çekiçle bakıra şekil vererek 72 yıldır sürdürüyor.
Babası tarafından 11 yaşında bakırcılığı öğrenmesi amacıyla tarihi Bakırcılar Çarşısı’ndaki bir ustanın yanına verilen Miktat Çelik, henüz küçük yaşlarda meslek hayatına atıldı. Bakır işlemeciliğini severek yapmaya başlayan ve meslekte kendini iyice geliştiren Çelik, iyi bir çıraklık döneminin ardından kalfa ve usta oldu.
Ustasının eline bakarak bakır işlemeciliğini öğrenen Çelik, aradan geçen yıllarda bakıra şekil vermeyi bir an olsun bırakmadı. Askere gidip geldikten sonra kendi iş yerini açan Çelik, kentin tanınan bakır ustalarından olmayı başardı.
Mesleğini geleneksel yöntemlerle sürdürüyor
72 yıldır bir metrekarelik dükkanında günümüzde kaybolmaya yüz tutan mesleğini sürdüren Çelik, gelişen teknolojiye rağmen geleneksel yöntemlerle sürdürdüğü meslek hikayesini bugünlere kadar taşıdı.
Gaziantep’te mesleğin son temsilcileri arasında gösterilen Çelik, sağlığı el verdiği sürece mesleğini sürdürmek istiyor. Dükkanında çekici bakıra her vuruşunda çıkan ses altında hünerlerini sergileyen Çelik, 4 asırdır bakır işlemenin yapıldığı ve çekiç seslerinin susmadığı tarihi Bakırcılar Çarşısı’nın en yaşlı ustası olarak tanınıyor.
Çalışmadan duramıyor
Dükkanında bakır işleyip, eski bakırların tadilatını yaparak geçimini sağlayan Çelik, ilerleyen yaşına rağmen çalışmadan duramıyor.
72 yıl önce babası tarafından bir bakır ustasına çırak olarak verildiği günden bu yana büyük bir aşkla mesleğini sürdüren Çelik, çok sevdiği mesleğini devam ettirmenin verdiği mutluluk içinde kendisine getirilen bakır eşyaları da tamir ediyor.
"Eskiden bakırcılık mesleği en popüler mesleklerdendi"
Bakırcılık mesleğine ömrünün yarısından fazlasını veren Çelik, mesleğini çok sevdiğini belirterek, "11 yaşında bu mesleğe başladım. Ahmet diye bir ustam vardı. Allah rahmet eylesin, vefat etti. Ben onun yanında bu mesleği öğrendim. Çıraklığım 5 sene sürdü. Ondan sonra kalfa ve ustalığa geçtim. Bizim o dönemde bakırcılık mesleği en popüler mesleklerden biriydi. Fakat şu anda o eski popülerliği kalmadı. Mesleğimizin popüler olduğu dönemde müşteri dükkanın önünde beklerdi. Şimdi o eski işler kalmadı. İnsanların bakır alma gücü de kalmadı. Bizim sanata ilgi pek kalmadı. Bizim hakkımızı ve emeğimizin karşılığını veren de kalmadı" dedi.
"Benden sonra mesleği devam ettirecek kimse yok"
Tarihi çarşıda çekiç sesleri arasında çalışmaya devam ettiğini belirten Çelik, "Uzun yıllardır bu mesleği yapıyorum. Fakat bu meslekten hiçbir şey anlamadım. Seneler su gibi akıp geçti. Yıllardır ancak karın tokluğuna çalıştık. Hiçbir şeye sahip olamadım. Bu meslek eskiden popülerdi. Müşteri kapıda beklerdi. Şimdi o meslek de, o müşteri de ve o usta da kalmadı. En son nesil benim ve benden sonra bu mesleği devam ettirecek kimse yok" ifadelerini kullandı.
"Mesleğimi sevdiğim için hala çalışıyorum"
Çalışmayı sevdiğini belirten Çelik, "Çalıştığım müddetçe rahatım. Çalışmadığım zaman rahatsızım ve her gün işimin başında olmalıyım. Her ne kadar tek olsam da ve elaman yetişmese de mesleğimi çok seviyorum. Bizim dönemimizde bir dükkanda en az 5 kişi çalışırdı. Bu sayı dükkana göre değişirdi. 6-7 kişiyle çalışanlarda olurdu. Fakat şu anda herkes tek kaldı. Mesleğimi sevdiğim için hala çalışıyorum ve mesleğimin başındayım" diye konuştu.