Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının modern tıpla birlikte kullanıldığında yaşam kalitesini artırdığını belirten Geleneksel ve Tamamlayıcı Tedavi Ünitesi Sorumlu Hekimi Uzman Dr. Zeynep Cengiz Süner, "Kişiye özel planlamalarla, güvenilir ellerde uygulandığında sağlığı kaybetmeden korunmasına yardımcı olur" dedi.
Geleneksel ve Tamamlayıcı Tedavi Ünitesi Sorumlu Hekimi Uzman Dr. Zeynep Cengiz Süner, Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin, modern tıbbın yanında bilimsel temellere dayanan geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) uygulamalarıyla da hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedeflediğine dikkat çekti. Dr. Süner, "GETAT modern tıbbın alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Bilimsel çalışmalarla etkinliği kanıtlanmış yöntemleri kapsar. Dünya Sağlık Örgütü de bu uygulamaları desteklemektedir. Amacımız, bütüncül bir yaklaşımla kişinin sağlığını korumak, yaşam kalitesini artırmak ve gerektiğinde tedaviye yardımcı olmaktır" ifadelerini kullandı.
Türkiye’de GETAT alanındaki ilk düzenlemenin 1991 yılında yayımlanan Akupunktur Tedavi Yönetmeliği ile yapıldığını söyleyen Uzman Dr. Süner, "2012 yılında ise Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Daire Başkanlığı kurularak bu alandaki çalışmalar kurumsal bir yapıya kavuştu. Günümüzde ülkemizde 15 farklı GETAT uygulaması yasal çerçevede yürütülüyor. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde ise bu yöntemlerden özellikle ozon tedavisi, akupunktur ve mezoterapi uygulanıyor. Modern tıpta kullandığımız tedavilerin yanında, hastanın yaşam kalitesini artırmaya ve tedaviye destek olmaya yönelik uygulamalar yapıyoruz" şeklinde konuştu.
Uygulamalarda güvenlik öncelikli
GETAT yöntemlerinin çok geniş bir yelpazede kullanıldığını ve güvenli olduğunu belirten Dr. Süner, "En önemli nokta uygulamanın kim tarafından ve hangi şartlarda yapıldığıdır. Akupunktur, steril ve tek kullanımlık iğnelerle yapılan, herhangi bir kimyasal madde içermeyen bir uygulama. Örneğin, gebelik bulantısı ve kusması yaşayan bir kişide ağızdan ilaç alımı kısıtlı olabiliyor. Bu durumda akupunkturla, kimyasal madde vermeden hastaya destek olabiliyoruz. Ozon tedavisinde ise kanla işlem yapıyoruz, bu nedenle sterilizasyon ve doz ayarı çok önemli. Yanlış uygulamalar ciddi sağlık riskleri doğurabilir. Ozon tedavisinde hastanın kanı alınır, belirli dozda ozonla etkileştirilir ve tekrar hastaya verilir. Doğrudan ozon verilmez. Bu işlem sırasında amaç, ozonun başlattığı biyolojik reaksiyonlardan fayda sağlamaktır. Bu nedenle uygulamaların mutlaka hekim tarafından, uygun hastane şartlarında yapılması gerekir" diye konuştu.
Sağlığı korumak tedavi kadar önemli
Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının yalnızca hastalıkların tedavisinde değil, sağlığın korunmasında da önemli bir rol oynadığını kaydeden Dr. Süner, "Sağlık bir bütündür, sadece hastalıkları tedavi etmek değil, sağlığı korumak da çok önemlidir. GETAT yöntemleri modern tıpla birlikte kullanıldığında yaşam kalitesini artırır. Kişiye özel planlamalarla, güvenilir ellerde uygulandığında sağlığı kaybetmeden korunmasına yardımcı olur. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde, bilimsel temellere dayalı, güvenli ve bütüncül yaklaşımlarla hastalara modern tıbbın yanı sıra geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarıyla da hizmet veriyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.