Altay’da teknik direktörlük görevinden istifa ederek ayrılan Yusuf şimşek, sosyal medya hesaplarından yazılı bir açıklama yaparak, "Ben çok istememe rağmen yöneticilerimiz bizim kalmamızı istemediler" dedi.
Altay’da sular bir türlü durulmuyor. Son günlerde, eski futbolcusu Adam Stachowiak’ın geçmiş dönemlerden kalan alacakları nedeniyle FIFA tarafından 6 puan silme cezası alan siyah-beyazlı ekip, bu kez de teknik direktör Yusuf Şimşek’in ayrılığıyla sarsıldı. Deneyimli teknik adam, bu ani ayrılığın nedenlerini sosyal medya hesaplarından yaptığı yazılı açıklamayla kamuoyuna duyurdu.
İkinci defa göreve gelirken kulübün içinde bulunduğu durumu bilerek geldiklerini ifade eden Yusuf Şimşek, "Bir kez başardık, bir kez daha başarabileceğimize olan inancımız bizim için önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Kısa sürede sağladığımız birliktelikle, 1 puanla aldığımız takımı ilk yarı sonunda, son dört maçı kazanarak 18 puanla 10, sırada bitirmeyi başardık. Araya giren kongre süreci öncesi yaptığımız görüşmelerde, mevcut kadronun korunması halinde - 12 puanı bile tolere edip ligde kalacağımızı beyan ettim.
Bunun karşılığı olarak ‘o takımları herkes yeniyor’ denilerek başarımız değersizleştirilse de, bugün ‘bırakıp kaçtı" diyenlere inat, mücadeleye devam etme konusunda ekip arkadaşlarımın rahatsız olmalarına rağmen devam etme kararı aldık. Kongre belirsizliğinden en az etkilenilmesi adına antrenmanlara devam ettik" ifadelerine yer verdi.
"Ödeme yapılmamasına rağmen antrenmanlara devam ettik"
Ödemeler konusuna da değinen Şimşek, "Devre arasına girerken hak edilmiş 2 maaş ve 4 maç priminden 1 lira bile ödeme yapılmamasına rağmen antrenman yapmayı sürdürdük. Ödeme istediğimizde ‘bende para yok değil, var; vermeyeceğim çünkü bu bir ölü yatırım’ cevabını almamıza rağmen bugüne kadar umudumuzu yitirmeden savaşmaya devam ettik.
Personelimizin, futbolcularımızın ve teknik ekibimizin tüm fedakarlıklarına rağmen, kulüpte yaklaşık 1 aydır aşçı ye masör dahi bulunmamasına rağmen, ödeme konusunda hiçbir iyi niyet göremedik. Benim ücretimi erteleyin; ancak ekibimin maaşını ödeyin ya da kısa süreli evrak verin seçeneklerimden yanıt alamayınca bu kararı almak zorunda kaldım.
Ben çok istememe rağmen yöneticilerimiz bizim kalmamızı istemediler. Bize prim ödeyemeyeceğini söyleyip, Eskişehir’e prim götürüp maç gecesi dağıtması bile bunun en büyük kanıtıdır.
Bu iş para işi olmaktan çıktı. Ben para için bıraktı diyenlere rağmen, hak etmiş olduğumuz yaklaşık 2 milyon TL’yi almadan, karşılıksız bırakarak ayrılmak zorunda kaldım.
Benim ve ekibimi suçluymuş gibi gösterip kendilerini kahraman gibi göstermeye çalışanlara rağbet edilmemesi için ve gördüğüm lüzum üzerine bu açıklamayı yapmak zorunda kaldım" diyerek sözlerini noktaladı.