Haber Manşet Gazetesi

Türkiye-Etiyopya ilişkilerini kapsayan ’Tarihsel Süreklilikten Kapsamlı İş Birliğine’ başlıklı rapor yayımlandı

POLİTİKA

Milli İstihbarat Akademisi tarafından hazırlanan ’Türkiye-Etiyopya İlişkileri: Tarihsel Süreklilikten Kapsamlı İş Birliğine’ raporu yayımlandı.

Milli İstihbarat Akademisi tarafından hazırlanan ’Türkiye-Etiyopya İlişkileri: Tarihsel Süreklilikten Kapsamlı İş Birliğine’ raporu yayımlandı.

Milli İstihbarat Akademisi, Türkiye ve Etiyopya ilişkilerini kapsayan ’Tarihsel Süreklilikten Kapsamlı İş Birliğine’ başlıklı bir rapor yayımladı. Raporda, Kızıldeniz’den Hint Okyanusu’na uzanan coğrafyanın enerji arz güvenliği, ticaret hatları, terörle mücadele, göç ve deniz güvenliği gibi konuların küresel meselelerin kesiştiği bir jeopolitik düğüm noktası olduğu vurgulandı. Etiyopya’nın, bölgenin merkezinde yer alan konumu ve sahip olduğu demografik, diplomatik ve jeostratejik kapasiteyle Türkiye’nin Afrika politikasında öne çıkan ülkelerden biri olduğu belirtildi. Afrika Boynuzu’nun küresel rekabetin merkezi olduğu belirtilen raporda, Afrika Boynuzu’nun küresel ticaret yolları, enerji arz güvenliği ve askeri rekabetin kesiştiği bir bölge olarak uluslararası sistemde giderek daha merkezi bir konum kazandığı ifade edildi. Bölgenin jeopolitik konumunun küresel aktörler açısından stratejik bir önem taşıdığı da ayrıca aktarıldı. Etiyopya’nın Afrika Birliği’ne ev sahipliği yapması, nüfus büyüklüğü ve diplomatik etkinliğiyle öne çıktığı açıklanırken, bu özelliklerin Etiyopya’yı Türkiye açısından stratejik bir odak ülke haline getirdiği not düşüldü.

Etiyopya’nın demografik ve ekonomik potansiyeli olduğu vurgulandı

Yayımlanan raporda, Etiyopya’nın sahip olduğu demografik ve ekonomik potansiyelin bölgesel dinamikler üzerinde belirleyici rol oynadığı ifade edildi. Aynı zamanda bölgenin kırılgan güvenlik yapısı ve çok boyutlu risk alanlarıyla dikkat çektiği vurgulandı. Afrika Boynuzu’nun küresel rekabetin yoğunlaştığı alanlardan biri haline geldiğinin altı çizilirken, Türkiye’nin bu coğrafyada artan görünürlüğünün stratejik bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca yayımlanan raporda; tarım, inşaat ve altyapı sektörlerine dayalı büyüme modelinin, ülkenin ekonomik yapısında belirleyici olduğu belirtildi. Bunu yanı sıra etnik-federal yapının hem toplumsal zenginlik hem de kırılganlık ürettiği kaydedildi. Amhara, Oromo ve Tigray gibi etnik temelli eyalet yapısının zaman zaman merkezi otoriteye yönelik sınamalar ortaya çıkardığı da dile getirilirken; ülkenin kronik döviz darboğazı, yüksek dış borç yükü ve dış ticaretteki yapısal sorunlarının ekonomik istikrar üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi.

Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin, Osmanlı dönemine kadar uzandığı aktarıldı

Raporda, Etiyopya’nın 1993 sonrasında denize çıkışını kaybetmesinin güvenlik doktrini ve dış politika tercihleri üzerinde belirleyici bir unsur haline geldiği not düşüldü. Ayrıca bu durumun, ülkenin stratejik yönelimlerini doğrudan etkilediği ifade edildi. Raporda, Etiyopya’nın çok boyutlu güvenlik yaklaşımı benimsediği ve iç güvenlik ile dış tehditler arasında denge kurmaya çalıştığı vurgulanırken, Türkiye-Etiyopya ilişkilerinin tarihî temellerinin, Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin Osmanlı dönemine kadar uzandığı ifade edildi. 1896 yılında Sultan II. Abdülhamid ile Etiyopya İmparatoru II. Menelik arasında kurulan temasın ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcını oluşturduğu kaydedildi. 1912 yılında Harar’da açılan Osmanlı konsolosluğunun Sahraaltı Afrika’daki ilk resmi temsilcilik olduğu aktarılırken, modern dönemde ise 2005 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Etiyopya’ya gerçekleştirdiği ziyaretin ilişkilerde önemli bir dönüm noktası olduğu ifade edildi. Bu ziyaretin Türkiye’nin Afrika açılımı politikası çerçevesinde değerlendirildiği not düşüldü.

Türkiye ile Etiyopya arasındaki ekonomik ilişkiler, son yıllarda önemli ölçüde gelişti

Yayımlanan raporda ekonomik, savunma ve diplomatik iş birliğinin derinleşmesiyle birlikte, Türkiye ile Etiyopya arasındaki ekonomik ilişkilerin son yıllarda önemli ölçüde geliştiği ifade edildi. Türk tekstil sektörü yatırımlarının Addis Ababa’da yoğunlaştığı açıklanırken, Türk müteahhitlerinin kara yolu, demir yolu, fabrika ve konut projelerinde aktif rol üstlendiğinin altı çizildi. Ayrıca bu gelişmelerin, ekonomik ortaklığın stratejik bir boyut kazandığını gösterdiği işaret edildi. 2021 yılında iki ülke genelkurmay heyetlerinin Ankara’da bir araya gelerek ortak çalışma alanları belirlemesi, ortak tatbikat, subay eğitimi ve sınır güvenliği teknolojileri gibi alanlarda iş birliği kararı alınması, iki ülke arasındaki ilişkilerin günden güne geliştiğini gösterdi.

İki ülke arasında imzalanan Ankara Bildirisi, diplomatik ilişkiyi güçlendirdi

Açıklanan raporda, 11 Aralık 2024 tarihinde imzalanan Ankara Bildirisi’nin bu çabaların somut bir sonucu olduğu vurgulandı. Bu gelişmenin bölgesel istikrar açısından önemli bir başarı olarak değerlendirildiği ifade edilirken, Türkiye’nin Afrika Boynuzu’nda güvenilir ve dengeleyici bir aktör olarak konumunu güçlendirdiği kaydedildi. Tarihî örnekler üzerinden bölgedeki krizlerin yönetiminde yaşanan zorluklara dikkat çekilirken, bu bağlamda Türkiye’nin ortaya koyduğu yaklaşımın farklılaştığı işaret edildi. Ayrıca Türkiye’nin Etiyopya-Somali-Cibuti hattında çok taraflı bir mekanizmanın şekillenmesinde kolaylaştırıcı rol üstlendiği ifade edildi. Liman erişimi, deniz güvenliği, lojistik altyapı ve gümrük koordinasyonu gibi alanlarda iş birliği imkanlarının bulunduğu belirtilerek, bu yapının bölgesel düzenin oluşumuna katkı sağlayabileceği aktarıldı. Türkiye’nin bu süreçte stratejik bir paydaş konumuna geldiği de ayrıca ifade edildi.

Raporun tamamı, https://mia.edu.tr/uploads/f/topic_8.pdf adresinde yayımlandı.

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.