Haber Manşet Gazetesi

Trump çifti, İngiltere Kralı III. Charles ve eşi Kraliçe Camilla’yı akşam yemeğinde ağırladı

POLİTİKA

ABD Başkanı Donald Trump ve eşi First Lady Melania Trump İngiltere Kralı III. Charles ve eşi Kraliçe Camilla’yı Beyaz Saray’da onurlarına düzenlenen akşam yemeğinde ağırladı. Trump, burada yaptığı konuşmada ülkeler arasındaki tarihi bağlara dikkat çekerken, İngiltere Kralı III. Charles ise Trump’a II. Dünya Savaşı döneminden kalma bir İngiliz denizaltısı olan "HMS Trump’ın" komuta kulesinde asılı duran çanı hediye etti.

ABD Başkanı Donald Trump ve eşi First Lady Melania Trump İngiltere Kralı III. Charles ve eşi Kraliçe Camilla’yı Beyaz Saray’da onurlarına düzenlenen akşam yemeğinde ağırladı. Trump, burada yaptığı konuşmada ülkeler arasındaki tarihi bağlara dikkat çekerken, İngiltere Kralı III. Charles ise Trump’a II. Dünya Savaşı döneminden kalma bir İngiliz denizaltısı olan "HMS Trump’ın" komuta kulesinde asılı duran çanı hediye etti.

ABD Başkanı Donald Trump ve eşi First Lady Melania Trump, resmi ziyaret kapsamında ABD’de bulunan İngiltere Kralı III. Charles ve eşi Kraliçe Camilla’yı Beyaz Saray’da onurlarına düzenlenen akşam yemeğinde ağırladı. Trump, burada yaptığı konuşmada ikiliyi ağırlamaktan onur duyduklarını belirterek, Kral III. Charles’ı ABD Kongresi’nde yaptığı konuşmadan ötürü tebrik etti. Kral III. Charles’ın ABD Kongresi’ndeki Demokratları ayağa kaldırmayı başardığını ifade eden Trump, "Ben bunu asla yapamadım. İnanamadım. Kendisini şimdiye kadar herhangi bir Cumhuriyetçi veya Demokratı sevdiklerinden daha çok sevdiler. Bu yüzden, size teşekkür etmek ve sizi tebrik etmek istiyorum. Bu kolay bir şey değil. Orası zorlu bir yer. Sizi bu tarihi devlet ziyareti için burada ağırlamak gerçek bir ayrıcalık" şeklinde konuştu.

Trump tarihi bağlara vurgu yaptı

Bu yıl Temmuz ayında ABD’nin 250. kuruluş yıl dönümünü kutlamaya hazırlandıklarını hatırlatan ve ABD’nin kuruluşunda İngilizlerin oynadığı role dikkat çeken Trump, "İngiliz kasabalarından ve İskoç tepelerinden, Galler dağlarından ve İrlanda köylerinden, tarihte eşi benzeri olmayan bir halk; Tanrı, kral ve ülke adına bu kıtaya yerleşmek ve onu uygarlaştırmak için kudretli Atlantik’e yelken açtı. Oraya ‘Yeni İngiltere’ (New England) dediler. İlk Amerikalılar kendilerini, Anglosaksonların ileri ve temel özgürlüklerini ve kadim haklarını bu yeni ve güzel dünyaya taşıyan özgür insanlar olarak gördüler. Amerika’nın kurucularının gözünde bağımsızlık savaşımız bu mirası reddetmek için değil, onu geri almak ve mükemmelleştirmek için yapılmıştı" şeklinde konuştu.

"Bağlarımız çok özel bir dostluğa dönüştü"

Bağımsızlık Bildirgesi’nin özyönetim ve insan özgürlüğü alanında geniş çaplı bir devrimin kıvılcımını yaktığını kaydeden Trump, "Ülkelerimiz arasındaki siyasi bağların 4 Temmuz 1776’da sonsuza dek koptuğu düşünülse de, hafıza, kültür ve kimliğin çok daha güçlü bağlarının hiçbir çatışmada koparılamaz olduğu kanıtlandı ve dünya üzerinde eşi benzeri olmayan, çok özel ve inanılmaz bir dostluğa dönüştü" diye konuştu.

Trump, şehir isimlerini tarihi bağlara örnek gösterdi

Tarihçilerin bugün bile ABD’deki bazı bölgelerin yüzyıllar önce oraya ilk yerleşen İngiliz topluluklarının kendine has aksanlarını, alışkanlıklarını ve geleneklerini yansıttığını belirttiğine dikkat çeken Trump, "İlk Amerikan eyaletlerinin yarısının isimleri, İngiliz kraliyet ailesinin üyelerine atıfta bulunur. Tıpkı Charleston’dan Annapolis’e, Charlotte’dan Albany’ye kadar uzanan Amerikan şehirleri ve hatta benim büyüdüğüm ve aslında çok sevdiğim yer olan Queens, New York gibi. Bu kimin aklına gelirdi?" ifadelerini kullandı.

"Orta Doğu’daki rakibimizi mağlup ettik"

ABD ile İngiltere’nin isimlerin ve ilkelerin ötesinde pek çok ortak değeri paylaştığının altını çizen Trump, "Bütün dünya paylaştığımız bu farklı ve özel karakter sayesinde yüceldi. Bu, yenilmez bir cesaretti. Bu, tükenmeyen bir hırs ve kararlılık kaynağıydı. I. Dünya Savaşı’nın siperlerinden Normandiya kıyılarına, Kore’nin donmuş tepelerinden Kuzey Afrika’nın ve Orta Doğu’nun kavurucu kumlarına kadar" değerlendirmesinde bulundu. ABD’nin İran’a yönelik son operasyonlarına atıfta bulunan Trump, "Ve bildiğiniz üzere şu anda Orta Doğu’da da bazı çalışmalar yapıyoruz. Ve çok iyi gidiyoruz. Malum rakibimizi askeri olarak mağlup ettik. Ve o rakibimizin asla nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğiz, ki Kral Charles bu konuda bana benden bile daha çok katılıyor. Onlar da bunu biliyorlar ve şu anda bunu daha da güçlü şekilde anladılar" dedi.

"Birlikte insan bilgisinin sınırlarını genişlettik"

ABD ve İngiltere’nin daha önce komünizm, faşizm ve tiranlık yönetimlerine karşı birlikte mücadele ettiğini belirten Trump, "Birlikte insan bilgisinin sınırlarını genişlettik ve her zaman bu dünyayı daha güvenli, daha müreffeh, daha adil ve daha özgür hale getirmek için çabaladık. Bizimkisi el üstünde tutulan bir dostluk, sonsuz bir bağ ve olağanüstü bir kahramanlık ve becerinin gerçek hikayesi. Çok fazla beceri, muazzam bir beceri" diye konuştu. Tarihin Amerikan vatanseverliği ve İngiliz gururunun birleşiminden daha güçlü bir kuvvet görmediğini aktaran Trump, "Britanya Adaları’nın oğulları ve kızları, daha önce hiçbir ulusun yapmadığı kadar çok ülke kurmaya ve medeniyet yaymaya devam ettiler. Üzerinde güneş batmayan, İngilizce konuşulan bir dünya inşa ettiler ve özgür insanların her zaman yüzünü döneceği bir örnek sundular. Öyle büyük bir sevgi ve saygı var ki. Bugün Britanya’nın eski sömürgelerinin çoğu, kendilerine verilen bu devasa hukuk, özgürlük ve İngiliz kültür mirasına aslında ne borçlu oldukları hakkında hiçbir fikre sahip değiller. Bize de bu verildi. Ve bu harika, harika bir hediyeydi" şeklinde konuştu. Trump, ABD ve İngiltere’nin bundan sonra da özgürlük ve adalet yolunda omuz omuza hareket etmesini umduğunu vurguladı.

"Bu ulusun asla pes etmeyen bir ulus olduğunu biliyorum"

Kral III. Charles ise, ABD’nin kuruluşunun 250. yılında ülkeyi ziyaret etmekten mutluluk duyduklarını söyledi. Misafirperverlikleri için Trump çiftine teşekkür eden Kral III. Charles, Beyaz Saray Muhabirleri Derneği’ne yönelik silahlı saldırı nedeniyle Trump çifti ve herkese geçmiş olsun dileklerini iletti. ABD’yi ilk kez 50 yılı aşkın bir süre önce ziyaret ettiğini ve iki ülke arasında köklü bağlar bulunduğunu vurgulayan Kral III. Charles, "İki buçuk asır önce ABD, cüretkâr ve vizyoner bir kendi kaderini tayin eylemiyle kuruldu. Amerikan karakteri, başından beri cesaret, azim ve macera ruhuyla tanımlanmıştır. Kral III. George’un doğrudan soyundan biri olarak, bu ulusun asla pes etmeyen bir ulus olduğunu biliyorum. Ailemin tarihi, haritalarınızda hala yansımakta ve bu haritalar çağlar boyunca sanki bizim Noel kartı listemiz gibi okunmaktadır: Kuzey ve Güney Carolina, Virginia, Maryland ve açıkçası benim de favorim olan Charleston şehirleri, keza Georgetown, Georgia, sizin de bahsettiğiniz gibi Annapolis ve diğer favorilerimiz Prince William County ile Williamsburg" diye konuştu.

Kral III. Charles’tan Trump’a esprili yanıt

Trump’ın yakın zamanda "ABD olmasaydı Avrupa ülkeleri Almanca konuşuyor olurdu" dediğini hatırlatan Kral III. Charles, "Haddim olmayarak şunu da ekleyebilirim ki; eğer biz olmasaydık, siz de Fransızca konuşuyor olurdunuz. Elbette her ikimiz de Fransız kuzenlerimizi çok seviyoruz ve biz üç devlet yalnızca ortak değerlerimizle değil, aynı zamanda birlikteyken her birimizin toplamından çok daha fazlası olduğumuza dair derin bir inançla da birbirimize bağlıyız" değerlendirmesinde bulundu.

"Gelecekle birlikte yüzleşmeye kararlıyız"

ABD’nin kurucularının amacının özgürlük ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir demokrasi inşa etmek olduğunu belirten Kral III. Charles, "Ülkelerimizin hikayesi, rakiplerden en yakın müttefiklere uzanan, her zaman en düz yolu izlemeyen bir uzlaşma hikayesidir. Sizin de geçen yıl Windsor Kalesi’ndeki devlet ziyaretiniz sırasında bizzat söylediğiniz gibi; bizimkisi tarih ve mirasın, kültür ve ticaretin, sanayi ve icadın koparılamaz bağıdır ve gelecekle birlikte yüzleşmeye kararlıyız" dedi. Hem İngiliz hem de ABD vatandaşları refah ve güvenliğin temel taşı olan uzun süreli bir ittifakı yenilemek için burada olduklarını kaydeden Kral III. Charles, "İnsanlarımız, okyanusun ötesinde ve bir kıyıdan diğer kıyıya el üstünde tuttuğumuz değerleri savunmak için birlikte savaşmış ve omuz omuza can vermiştir. Birlikte ticaret yaptık, yenilikler yaptık ve inşa ettik. En iyi ve en kötü zamanlarda hep bir arada durduk" şeklinde konuştu. Bugün karşı karşıya olunan zorluk ve tehditlerin ABD ve İngiltere’yi ortak değerlerini korumaya teşvik ettiğini kaydeden Kral III. Charles, "Ancak hem görünen hem de görünmeyen meselelerde, ilişkilerimizin ne kadar önemli olmaya devam ettiğini görmek zor değil" dedi.

Kral III. Charles’tan Trump’a hediye

ABD ve İngiltere arasındaki ilişkilerin geçmişte de iyi olduğunu hatırlatan Kral III. Charles,"Bugün ise NATO ve AUKUS’taki ortaklıklarımız, teknolojik ve askeri işbirliğimizi derinleştiriyor ve giderek karmaşıklaşan ve çekişmeli hale gelen bir dünyanın zorluklarını birlikte aşabilmemizi sağlıyor" değerlendirmesinde bulundu. Trump’a II. Dünya Savaşı döneminden kalma bir İngiliz denizaltısı olan "HMS Trump’ın" komuta kulesinde asılı duran çanı hediye eden Kral III. Charles, "Sayın Başkan, şanlı adaşınızın komuta kulesinde asılı duran orijinal çanı size kişisel bir hediye olarak sunmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Milletimizin ortak tarihine ve parlak geleceğine bir tanıklık olarak sizde dursun. Ve bize ne zaman ulaşmanız gerekirse, çanı çalmanız yeterli" diye konuştu.

"Artemis 2’nin yolculuğunu yakından takip ettik"

250 yıl boyunca ABD’nin tüm dünyaya ilham kaynağı olduğunu söyleyen Kral III. Charles, "Bu fırsatlar ülkesi, sanayi çağından uzay çağına kadar insanlığın en büyük zihinlerinden bazılarını beslemiştir. Modern dünyanın pek çok ürünü Amerika’da icat edildi ve edilmeye de devam ediyor. Nitekim ailemin ve benim adlandırmayı sevdiğimiz şekliyle Artemis 2’nin yolculuğunu yakından ve büyük bir dikkatle takip ettik" dedi. Trump’ın Ay ile ilgili büyük planlarının olduğunu hatırlatan Kral III. Charles, "Sayın Başkan, ancak belgeleri kontrol ettim ve korkarım ki Ay’ın halihazırda İngiliz Milletler Topluluğu’nun bir parçası olduğundan şüpheleniyorum" esprisini yaptı. Her yıl milyonlarca İngiliz’in ABD’yi ziyaret ettiğini belirten Kral III Charles, "Spora gelince, sadece birkaç hafta içinde ABD ve Kanada, FIFA Dünya Kupası’nın ev sahipleri olarak dünyayı karşılayacak. Yani bir bakıma, devlet liderleri olarak ortak ev sahipleriyiz. Mücadele edecek beş ülkenin hükümdarı olarak, maçları yakından ve büyük bir heyecanla izleyeceğimi söyleyebilirim" dedi. İngiltere’nin kültür ve sanat alanında da ABD üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğunu hatırlayan Kral III. Charles, davet için Trump çiftine teşekkür etti.

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.