İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran ile ABD arasındaki dolaylı müzakerelerde yeni nükleer anlaşma taslağı üzerinde çalışıldığını belirterek, "Muhtemelen bu perşembe Cenevre’de yeniden bir araya geldiğimizde iyi bir metin hazırlayıp, kısa sürede anlaşmaya varabiliriz" dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD basınına İran’ın nükleer programı, muhtemel yeni anlaşma süreci ve ABD ile yürütülen dolaylı temaslara ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a saldırmayı planlayıp planlamadığı ya da bu tehdidi bir baskı aracı olarak kullanıp kullanmadığı yönündeki soruya yanıt veren Arakçi, "Ben bunu değerlendiremem. Ancak ortada bir gerçek var. İran’ın barışçıl nükleer programı konusunda bir çözüm aranıyorsa, bunun tek yolu diplomasidir. Bunu geçmişte gösterdik. Hala diplomatik bir çözüme ulaşmak için ciddi bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Kazan-kazan esasına dayalı bir çözüm mümkün ve ulaşılabilir. Bu nedenle askeri kapasiteyi artırmaya gerek yoktur. Askeri güçlenme hiçbir işe yaramaz ve bizi baskı altına alamaz" dedi.
"Perşembe Cenevre’de yeniden bir araya geleceğiz"
İran ile ABD arasında yürütülen dolaylı müzakereler kapsamında hazırlanmakta olan yeni nükleer anlaşma taslağına değinen Arakçi, "Henüz taslak üzerinde çalışıyoruz ve metni her iki tarafın kaygı ve çıkarlarını gözeten unsurlar içerecek şekilde hazırlamaya gayret ediyoruz. Muhtemelen bu perşembe Cenevre’de yeniden bir araya geldiğimizde iyi bir metin hazırlayıp, kısa sürede anlaşmaya varabiliriz. Benim değerlendirmem bu yönde ve tamamen mümkün olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Sunucunun perşembe günü ABD ile yapılması planlanan görüşmenin teyit edildiğini, ancak hazırlanmakta olan anlaşma taslağının henüz İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından onaylanmadığını söylemesi üzerine Arakçi, "Bu iki konu birbirinden ayrıdır. Elbette müzakerelerimize devam ediyoruz. Aynı zamanda bir anlaşmanın unsurları ve taslak metin üzerinde de çalışıyoruz. Dolayısıyla oraya vardığımızda bu taslaklar temelinde görüşmeye ve müzakereye hazır olmayı umuyorum" dedi.
"2015’ten daha iyi bir anlaşma mümkün"
Muhtemel yeni bir anlaşmanın 2015 yılında ABD’nin eski Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmadan farkına değinen Arakçi, "On yıl geçti ve yeni şartlar ortaya çıktı. Nükleer programımız teknolojik açıdan ilerledi ve o döneme kıyasla çok daha gelişmiş durumda. Ayrıca yaptırımlar ve baskılar arttı. Bu nedenle 2015 nükleer anlaşmasından daha iyi bir anlaşmanın mümkün olduğuna inanıyorum ve bu anlaşma önceki anlaşmadan çok daha iyi unsurlar içerebilir. O dönem çok fazla ayrıntıya girdik, ancak şimdi o kadar ayrıntıya gerek olmadığını düşünüyorum. İlkeler ve temel konular üzerinde anlaşabiliriz ve İran’ın nükleer programının barışçıl olduğundan ve her zaman barışçıl kalacağından emin olabiliriz. Aynı zamanda daha fazla yaptırımın da kaldırılması sağlanabilir" ifadelerini kullandı.
"Zenginleştirme bizim hakkımız"
ABD’nin "sıfır zenginleştirme" çağrılarını eleştiren Arakçi, "Öncelikle zenginleştirme bizim hakkımızdır. Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’na (NPT) üyeyiz ve barışçıl nükleer enerjiden zenginleştirme dahil olmak üzere yararlanma hakkına tamamen sahibiz. Bu haktan nasıl yararlanacağımız ise yalnızca bizi ilgilendirir. Zenginleştirme, müzakerelerin hassas başlıklarından biri. ABD tarafı bizim tutumumuzu biliyor, biz de onların yaklaşımını biliyoruz ve karşılıklı endişelerimizi paylaştık. Bir çözümün bulunabileceğine inanıyorum, ancak bu konuları medya üzerinden tartışmayacağım" dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun muhtemel bir anlaşmanın balistik füzeleri ve İran’ın bölgedeki vekil güçlere desteğini de kapsaması gerektiği yönündeki açıklamasına değinen Arakçi, müzakere gündeminin yalnızca nükleer dosyayla sınırlı olduğunu söyledi. Nükleer tesislere yönelik denetimlere ilişkin soruya da yanıt veren Arakçi, "Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile bir güvenlik denetimi anlaşmamız var ve bu anlaşmanın kuralları çerçevesinde Ajans ile tam iş birliğine hazırız. Gerekli düzenlemeler çerçevesinde hareket ederiz. Ayrıca bazı şartlar altında, anlaşmanın ek protokolünü de kabul edebiliriz. Kapsamlı bir doğrulama ve denetim mekanizmasının kabul edilebilir olduğunu ve uygulanabileceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
"Etkili bir füze kapasitesine sahibiz"
Arakçi, İsrail ile yaşanan 12 günlük savaşa da değinerek, "Her ne kadar hava savunmasında bazı sorunlarla karşılaşmış olsak da İran füzeleri İsrail toprakları içindeki hedefleri isabetli şekilde vurabildi. Savaşı İsrail başlattı ancak 12 gün sonra ateşkes talebinde bulundu. Etkili bir füze kapasitesine sahibiz ve şu anda da kendimizi savunmak için güçlü bir konumdayız" ifadelerini kullandı.
"ABD üsleri potansiyel hedefler olacak"
ABD’nin muhtemel askeri saldırısına da değinen Arakçi, "ABD İran’a saldırırsa bu saldırgan bir eylem olur ve İran meşru müdafaa hakkını tamamen saklı tutar. İran füzeleri ABD topraklarına ulaşmıyor. Bu nedenle bir çatışma durumunda bölgede bulunan ABD üsleri potansiyel hedefler olacaktır. Askeri planlara ilişkin ayrıntıya girmeyeceğim. Ancak hala barışçıl bir çözüme ulaşma imkanı varken neden savaşı seçelim?" dedi.