Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Lefkoşa’daki Ercan Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, "Rum Yönetimi’nin Ada’daki askeri üslerde üçüncü ülkelere kullanım ayrıcalıkları tanıması, Ada’da yaşayan herkesi risk altına sokmaktadır. Ada’nın Orta Doğu’ya yönelik operasyonlar için kullanılması tüm bölge ülkeleri için risk teşkil etmektedir" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, günübirlik ziyaret kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geldi. Ercan Havalimanı’nda KKTC Başbakanı Ünal Üstel tarafından karşılanan Yılmaz, Üstel ile birlikte havalimanında basın toplantısı düzenledi. Yılmaz, konuşmasına Ramazan ayını tebrik ederek başladı. Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin sıradan devlet ilişkilerinin ötesinde olduğunu belirten Yılmaz, karşılıklı ziyaretlerin bu güçlü bağın bir göstergesi olduğunu söyledi. "Karşılıklı ziyaretler ve sık sık bir araya gelmemiz, iki devlet arasındaki ilişkiden çok öte bir ilişkiye sahip olduğumuzu göstermektedir. Bu durum ülkelerimiz arasındaki müstesna ilişkilerin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne verdiğimiz önemin bir yansımasıdır" dedi.
Yılmaz, 15-16 Ocak tarihlerinde gerçekleştirdikleri son ziyarette KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Başbakan Ünal Üstel başta olmak üzere yetkililerle görüşmeler yaptıklarını hatırlattı.
"Kalkınma sürecini yerinde görüyoruz"
Ada’ya yaptıkları her ziyarette KKTC’de yaşanan gelişmelere tanıklık ettiklerini belirten Yılmaz, "Uzun yıllar Kalkınma Bakanlığı yaptım. Daha basit sorunları çözüp, daha karmaşık sorunlarla uğraşmaya başladıysanız kalkınmışsınızdır" dedi. Ziyaret kapsamında ilk olarak Altınbaş Üniversitesi kampüsünün temel atma törenine katılacaklarını belirten Yılmaz, ardından hükümet yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştireceklerini söyledi. yılmaz, "Bugünkü ziyaretimiz kapsamında ilk olarak Altınbaş Üniversitesi kampüsünün temel atma törenine iştirak edeceğiz. Ardından Başbakan ve hükümet ortakları ile bir araya gelerek ülkelerimiz arasındaki iktisadi, mali işbirliğini ele alacağız" ifadelerini kullandı.
"KKTC’nin kalkınması bizim için milli bir davadır"
Yılmaz, Türkiye’nin KKTC’nin kalkınmasına verdiği önemini vurgulayarak, "KKTC’nin kalkınması bizim için milli bir davadır. Nasıl ki egemenliği, uluslararası alandaki konumu, barış ve huzur içinde yaşaması önemliyse kalkınması, gelişmesi de bizim için milli davanın bir parçasıdır. Akşam iftarda Lefkoşa Topçu Kışlası’nda düzenlenecek iftar programına katılıp, ardından Türkiye’ye döneceğiz" dedi.
Yılmaz, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de artan çatışmalara da değinerek, "Orta Doğu ve Doğu Akdeniz havzasında çatışmaların arttığı bir süreçte Rum Yönetimi’nin Ada’daki askeri üslerde üçüncü ülkelere kullanım ayrıcalıkları tanıması, Ada’da yaşayan herkesi risk altına sokmaktadır. Ada’nın Orta Doğu’ya yönelik operasyonlar için kullanılması, tüm bölge ülkeleri için risk teşkil etmektedir. Bunu içinde bulunduğumuz hafta yaşanan gelişmelerle çok somut bir şekilde, net bir şekilde görmüş olduk. GKRY’nin Ada’nın tamamının sahibi gibi hareket etmesi, Kıbrıs Türk halkının iradesini ve egemen eşitliğini yok sayarak aldığı boyunu aşan kararlar ve büyük güç rekabetleri içinde kendine rol bulma yaklaşımı, özellikle son dönemdeki askeri angajmanları ve üs politikaları, Ada’ya yönelik güvenlik risklerini artırmaktadır. GKRY, Gazze’deki soykırımda da benzer tavırlar sergilemiş, İsrail’in desteğiyle aşırı bir silahlanma çabası içine girmiştir. Bu tablo karşısında garantörlük sorumluluğu ve tarihi yükümlülüğü daha belirgin hale gelmiştir. Garantör ve anavatan ülke olarak adadaki askeri varlığımız yarım asrı aşan bir dönemdir tüm adanın güven ve istikrar içinde gelişmesine katkı sunmuş ve teminatı olmuştur. Sadece KKTC için değil, GKRY için Ada’daki Rum vatandaşlar için çok daha güvenli bir ortam oluşmuştur. 50 yılı aşkın süre için Ada’da barış, güven, huzur var. Bu ortamda da hem Rum hem KKTC kalkınmış, gelişmiş, refahını arttırmıştır. Güvenliğin olmadığı yerde kalkınma, refah olmaz. Olsa bile kağıt üzerinde kalır, en küçük etkide yok olup gider. Güvenlik kalkınmanın da temelidir. 50 yıllık süreçte Ada geliştiyse, refah düzeyi arttıysa bu 1974’teki barış harekatı sonrası oluşan barış ve istikrar ortamında sağlanmıştır. Yarım asra yakın bir süreçte Ada halkı güven içinde, istikrar içinde yaşamaktadır" ifadelerini kullandı.
"Kıbrıs Türklerinin özden gelen hakları sağlanmadan bu meselenin çözülmesi mümkün olmayacaktır"
GKRY’nin attığı adımların Ada’nın güvenliğini tehlikeye attığını kaydeden Yılmaz, "Kıbrıs Türklerinin özden gelen hakları olan egemenlik, eşitlik ve eşit uluslararası statüleri tescil edilmeden maruz bırakıldıkları izolasyonlara son verilmeden bu meselenin çözülmesi elbette mümkün olmayacaktır" dedi.
Yılmaz, Türkiye ile KKTC arasında yeni ekonomik iş birliği adımlarının da atılacağını söyleyerek, "Çok önemli projeler tamamlandı, birçok yürüttüğümüz projemiz var. Bu hafta karşılıklı protokoller imzalayacağız" dedi.