Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Burası muz cumhuriyeti değil, hukuk devletidir" diyerek sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan iş birliklerinde hukuki prosedürlerin kırmızı çizgileri olduğunu vurgularken, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni okumadan eleştirenlere de tepki gösterdi.
Sabah saatlerinde Van’a gelen ve ilk olarak Muradiye ilçesine geçen Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Uluşar Zincirli İlkokulunu ziyaret etti. Kaymakam Furkan Taha Türkmenoğlu, kurum amirleri ve öğretmenler tarafından karşılanan Tekin, sınıfları gezerek öğretmenlerle görüştü. Bakan Tekin, Hacettepe Üniversitesi İlköğretim Bölümü Topluluğu üyelerinin "Yedi Bölge Yedi Okul Projesi" kapsamında okul bahçesinde düzenlediği etkinlikleri izledikten sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesine geçti. Buradaki Cengiz Andiç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "İhtisas Akademisi ’26" konferansına katılan Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Model" başlığıyla gerçekleştirilen programda konuştu.
Bakan Tekin, 1990’lı yıllarda yaşanan olaylardan örnekler vererek, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli böyle bir toplumsal ihtiyacın doğal sonucu olarak çok geniş katılımlı ve yoğun çalışmalar neticesinde hayata geçirecek bir model olarak kurguladık, uygulamaya başladık. Şu an 2. yılındayız. Her eğitim öğretim kademesinin, yani ilkokullarda 1 ve 2, ortaokullarda 5 ve 6, ortaöğretim kurumlarında yani liselerde 9 ve 10. sınıflarda artık Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli uygulanıyor" dedi.
"Bir hususun altını çizmem lazım. Biz bunları yaparken iç kamuoyunda bazen çok gereksiz tartışmalara konu olabiliyoruz" diyen Bakan Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Sivil toplum örgütleriyle herhangi bir işbirliği yaparken bizim ilkelerimiz var. Hukuk devletinin prensiplerini yazıyoruz. Diyoruz ki bizinle beraber iş yapmak istiyorsanız benim prensiplerim var. Anayasamız, Milli Eğitim Temel Kanunumuz, bizim mevzuatımıza uygun iş yapacaksanız gelin beraber yapalım. Şimdi bir sendika çıkıyor. Diyor ki ‘ben okulda yarışma yapacağım.’ Biz de diyoruz ki kardeşim bak bu yarışmayı yapman için bizim şu 7 tane şart önermişiz onlara uyman lazım. Bu yarışmayı ne zaman yapacaksın? Ödülü ne? Bütçesi ne? Öğrenciden para alacak mısın? Bunları açık açık yazalım. ‘Yazmıyorum, sen de bana karışamazsın, yasaklayamazsın. Ben okulda bu yarışmayı yapacağım’ diyor. Arkadaşlar burası Muz Cumhuriyeti falan değil. Burası Türkiye Cumhuriyeti ve biz bir hukuk devletiyiz. Hukuki prosedüre uyarak iş yapan bütün sivil toplum örgütleri baş tacıdır, Hepsiyle çalışırız. Ama kimseye de kusura bakmayın da hukuk devleti ilkesiyle hukukla bağdaşmayacak bir biçimde böyle bir şey yapma hakkı da vermeyiz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile ilgili olarak da okumadan, dinlemeden soruyorum eleştiri yapan gazeteciye, siyasetçiye mesela neresini okudunuz, neyini beğenmiyorsunuz? ‘Ya aslında hocam okumadım da arkadaşlar not getirdiler.’ Böyle bir şey olmaz arkadaşlar. Utanıyorum bundan."
"Türkiye’de siyasi muhalefet sırf laf olsun diye muhalefet yapıyor" diyen Bakan Tekin, yapay zeka ile ilgili de açıklamalarda bulundu. Tekin, "Tabii modernitenin toplumsal yaşantımıza getirdiği veya getirebileceği şeyler hep hem devlet hayatında hem toplum yaşamında çok önemli tartışma başlıklardan bir tanesi olmuş. Şöyle bir şey söyleyeyim. Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak hem programlarımızda hem de eğitim öğretim teknolojideki yeni gelişmelerin teknolojik anlamda eğitim öğretim süreçlerine adapte edilmesi ile ilgili olarak çok dikkatli ve özenli bir çalışmanın içerisindeyiz. Şu anda yapay zeka politika belgesini Türkiye’de ilk yayınlayan bakanlık Milli Eğitim Bakanlığı. Milli Eğitim Bakanlığı bakın şöyle söyleyeyim size; 18 milyon öğrenci, 1.2 milyon öğretmen, yaklaşık 75 bin adet okul, toplamda 130 bin civarında kurum. Şimdi böyle devasa bir yapı. Burada karar alırken analiz yapmak artık manuel yöntemlerle analiz yaparak aldığımız kararlar çok sağlıklı olmayabilir. Dolayısıyla biz Milli Eğitim Bakanlığında, Bakanlık Merkez Teşkilatı’ndan Taşra’ya Bakanlık Yönetim Sistemi’ni yapay zekâyı ile desteklenmiş bir hâle getirmekten tutun hizmet içi eğitimlerimizde teknolojik gelişmeleri kullanmaya kadar çocuklarımızın kademeler arası geçişte sınavlara hazırlanmasında yapay zekâ destekli robotların kendisine destek olduğu uygulamalara kadar yapay zekayı çok yoğun olarak kullanıyoruz. Hem temel eğitimden orta öğretime geçişte hem de orta öğretime yüksek öğretime geçişte bireyselleştirilmiş öğrenme portalimiz var. Orada bizim ’Kanka’ diye bir yapay zeka robotumuz var. Onunla çocuklarımız şu anda hiç başka hiçbir şeye ihtiyaç duymaksızın rahatlıkla hem yükseköğretime hem de ortaöğretime hazırlanabilecekler. Şu anda biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak yapay zeka konusunda hem programımızı bu anlamda revize etmek anlamında hem de yapay zeka konusunda teknoloji üreten bir kuşak yetiştirmek konusunda mesleki ve teknik eğitimde bu anlamda altyapı oluşturacak çok yoğun bir etkinliğin içerisindeyiz diye söyleyeyim" şeklinde konuştu.
Bakan Tekin, daha sonra öğrencilerden gelen soruları cevapladı.