Haber Manşet Gazetesi
2026-10-24 12:36:15

Ortak Akıl: Kıvılcımdan Meşaleye Birlikte Yürümek

Necmettin Gültekin

ngultekin@habermanset.com.tr 24 Ekim 2026, 12:36

Farklı düşüncelerden ve farklı yerel kültürlerden süzülüp gelen insanların ortak bir hedefe kilitlenmesi, sorunlara akılcı çözümler üretebilmenin en temel şartıdır. İşte biz bu buluşmaya "Ortak Akıl" diyoruz.

Ortak aklın olduğu yerde egoya yer yoktur.

Özellikle siyasette benmerkezci ve tekil düşünce yapısı, kimseyi ileriye taşımadığı gibi var olan gücün de zamanla eriyip gitmesine sebebiyet verir.

İnsan, dünyayı kendi yetenekleri, tecrübeleri, algıları ve olayları okuma kapasitesiyle kavrar; ona kendi penceresinden anlamlar yükler.

Ancak bir insanın zekâ seviyesi ne kadar yüksek olursa olsun, göremediği, eksik veya yanlış değerlendirdiği bakış açıları mutlaka vardır.

Yani her bireyin bir "kör noktası" bulunur.

Ortak akıl tam da burada devreye girer:

Birinin göremediğini, eksik veya hatalı algıladığını tespit ederek önümüzdeki riskleri ve fırsatları berrak bir şekilde ortaya koyar.

Tabii ki ortak akıl, her şeyden önce iyi niyet ve samimiyetin etkileşimidir.

Bu zemin kaybolduğunda, süreç kaçınılmaz olarak kaosa ve başarısızlığa sürüklenir.

Öte yandan ortak akıl; kurulacak bir organizasyonda net sorumlulukları, doğru görevlendirmeyi, yetki sınırlarını ve denetim mekanizmasını öne çıkarır.

Sağlam bir yapıda yer alan bireyler, hem kendi alanlarının dışına çıkamaz hem de kendilerine verilen sorumluluktan kaçamazlar.

Böylece yetkisiz kişilerin sebep olabileceği kaosun ve suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

Ortak akıl; kişisel çekişmelerden ve bireysel davranışlardan etkilenmeden, gerçeğin ve başarının şeffaf, hesap verilebilir bir şekilde hayat bulmasıdır.

Bu kültürün hâkim olduğu yapılarda güçlü bir sahiplenme ve aidiyet duygusu vardır.

İnsanlar parçası olmadıkları, emek vermedikleri ve fikri katkı sunmadıkları kararları benimsemekte ve uygulamakta zorlanırlar; hatta mümkün olduğunca sürecin dışında kalmayı tercih ederler.

Yani hiç kimse, "Ben yaptım oldu" diyen dayatmacı bir zihniyetin yükünü taşımak istemez.

Siyasal ve toplumsal yapılanmalarda ortak akıl yönetim şemasını; teşkilatçılığı iyi bilen, bu kültürle yetişmiş ve "Lider - Doktrin - Teşkilat" öğretisinden feyz almış kadroların çok daha başarılı yönettiği gün gibi aşikârdır.

Bu gelenekten gelenler, kurumsal yapıları inşa ederken üç temel unsuru kararlılıkla uygularlar:

Bilinçli yapılanma,

Ortak akıl,

Kolektif karar alma ve uygulama.

Tarihe baktığımızda; toplumsal siyasi hareketlerde, yerel sivil yapılanmalarda ve iş dünyasında bu üç sacayağı üzerinde yükselen kurumların uzun yıllar ayakta kalabildiğini, mirasını gelecek nesillere güvenle taşıyabildiğini görürüz.

Bireysel akıl tek başına belki bir kıvılcım çakabilir; fakat ortak akıl, etrafını aydınlatan bir meşale olarak daha yaşanabilir bir dünyanın temelini atar.

Unutulmamalıdır ki dünya tarihinde çağ açıp çağ kapatanlar, imkânsızı başararak devrimleri gerçekleştirenler ve adını altın harflerle yazdıranlar; mensubu oldukları toplumları ortak akılla yöneten, kendilerini aidiyet hissettikleri milletlerine kayıtsız-şartsız adayan liderlerdir.

Geleceğin güçlü Türkiye’si için; durmak yok, yola devam!

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.