Haber Manşet Gazetesi

Bu ustalar saatleri yeniden ayarlıyor

HABERDE İNSAN

Babadan oğula geçen saatçilik mesleğini Ulus’ta sürdüren Tuncay Terli, unutulmaya yüz tutan bu zanaatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, "Eski ustalar kalmadı. Ben de sonlardan biriyim" dedi.

Babadan oğula geçen saatçilik mesleğini Ulus’ta sürdüren Tuncay Terli, unutulmaya yüz tutan bu zanaatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, "Eski ustalar kalmadı. Ben de sonlardan biriyim" dedi.

Ankara’nın Ulus semtindeki Saatçiler Çarşısı olarak da bilinen Alsancak İş Hanı’nda saat esnaflığı yapan Tuncay Terli, unutulmaya yüz tutan mesleğini babasından devralarak sürdürüyor. Çocukluğundan itibaren mesleğin içinde yetiştiğini belirten Terli, yaklaşık yarım asırdır Ulus’un merkezinde yaşatmaya devam ediyor.

"Saatçilik sabır isteyen, özen isteyen, dikkat isteyen bir meslek"

Ankara’nın göbeğinde ata yadigarı mesleği yaşatmaya çalıştıklarını belirten Terli, "Bu meslekte gözümü açtığımda Mamak’ta dükkanımız vardı. Ben o zaman 6-7 yaşlarındaydım. Babam saatçiydi. Yanına gele gele öğrendim. Balgat’ta dükkanımız oldu. Sonra askerlik dönemi oldu. Gidip geldikten sonra artık Balgat gibi, Cebeci gibi bir yerde değil de merkezi bir yerde dükkânımız olsun dedik. 1980’li yıllardan itibaren Ulus’tayım. Zaten burada, İsmet Paşa’da da babaannemin evi vardı. Yani yavaş yavaş bu işlere girdik. Saatçilik sabır isteyen, özen isteyen, dikkat isteyen bir meslek" dedi.

"Bir saati yapıp çalıştığını gördüğümde hem huzur buluyorum hem de emeklerimin karşılığını alıyorum"

60 yaşında olmasına rağmen mesleğini severek yaptığını ifade eden Tuncay Terli, insanların el emeğiyle ortaya koyduğu işten keyif almasının kendisi için en değerli unsur olduğunu söyledi. Saat tamirinin sabır ve özen gerektiren bir iş olduğunu vurgulayan Terli, "Bir saati yapıp çalıştığını gördüğümde hem huzur buluyorum hem de emeklerimin karşılığını alıyorum. Karşımdaki kişinin mutluluğunu görmek ise benim için en büyük motivasyon" şeklinde duygularını aktardı.

"Saati teslim ettiğimde yüzündeki gülümsemeyi görünce bu bana büyük keyif veriyor"

Terli, İHA muhabirinin, "Tamir için gelen saatlerde hikâyelerle karşılaşıyor musunuz? Unutamadığınız bir hikâye var mı?" sorusuna "Mesela babasından ya da dedesinden kalma saatler geliyor. Arkasına yazı yazdırılmış oluyor. İçinde yazılar var ama yaptıramamış oluyorlar. Mesela çok enteresan saatler var. Oris gibi saatler geliyor. Arkadaşı bunu Almanya’da yaptıramamış, Amerika’ya götürmüş, orada da yaptıramamış. Tesadüfen bana gelmiş. "Abi bunu yapar mısın?" dedi. Para önemli değil deyip iki gün uğraşıp yaptım. Maddi olarak da beni tatmin etti. Saati teslim ettiğimde yüzündeki gülümsemeyi görünce bu bana büyük keyif veriyor" şeklinde yanıtladı.

"Çırağın kalfa, kalfanın usta olma süreci artık işletilmiyor"

Saatçilik mesleğinde en büyük sorunlarından birinin çırak yetişmemesi olduğunu söyleyen Tuncay Terli, mesleğin giderek unutulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Çırağın kalfa, kalfanın usta olma sürecinin artık işletilemediğini belirten Terli, gençlerin üniversite sonrası iş bulmakta zorlandığını ancak meslek edinmeye yönelmediğini dile getirdi. Saatçiliğin sabır gerektiren bir meslek olduğuna dikkat çeken Terli, bu nedenle gençlerin hızlı gelir beklentisi nedeniyle mesleğe ilgi göstermediğini söyledi.

Mesleğin hak ettiği değeri görmediğini belirten Terli, ekonomik şartların ve alım gücünün de bu süreçte etkili olduğunu ifade etti.

Bursa’da bir meslek okulunun açıldığını duyduğunu aktaran Terli, benzer eğitim kurumlarının tüm illerde yaygınlaştırılması gerektiğinin altını çizerek usta-çırak yetişmediğini belirtti. Mesleğin geleceğine ilişkin de konuşan Terli, çocukların tercihlerini yönlendirmenin mümkün olmadığını belirterek, kendi oğlunun da spor yapmak istediğini ve saatçiliği tercih etmediğini söyledi.

"Eski ustalar kalmadı"

İnsanların saat merakının hala devam ettiğini dile getiren saat esnafı Terli, her türlü pil değişimi, kayış değişimi ve guguklu saatlerin bakım ve onarımını yaptıklarını dile getirerek, "Eski ustalar kalmadı. Ben de sonlardan biriyim. Burası Saatçiler Çarşısı ama gerçekten işini iyi yapan, itinalı ustalar azaldı. Bizden sonra da yetişen nesil yok. Bir evladına bile öğretemiyorsun. Çünkü insanlar tezgahtarlık ya da temizlik gibi işlere daha çok yöneliyor. Meslek sahibi olmak isteyen az" diye konuştu.

Herkesin bir meslek sahibi olması gerektiğini vurgulayan Terbi, aksi halde mesleğin azalmasıyla birlikte yabancı firmaların piyasada daha fazla yer edinebileceğine dikkat çekerek, Türk gençlerinin mesleğe yönelmesini ve saatçiliğin geleceğe taşınmasını temenni etti.

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.