Haber Manşet Gazetesi

Hakan Çakır’ın avukatı: "Sanıklar bu durumu çeşitli şekillerde açıklamaya çalıştı ve hepsi son verdikleri ifadelerin doğru olduğunu savundu"

ASAYİŞ

Ankara Keçiören’de çıkan kavgada uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Hakan Çakır’la ilgili duruşmanın ardından açıklama yapan ailenin avukatı Umur Yıldırım, "Sanıklar bu durumu çeşitli şekillerde açıklamaya çalıştı ve hepsi son verdikleri ifadelerin doğru olduğunu savundu" dedi.

Ankara Keçiören’de çıkan kavgada uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Hakan Çakır’la ilgili duruşmanın ardından açıklama yapan ailenin avukatı Umur Yıldırım, "Sanıklar bu durumu çeşitli şekillerde açıklamaya çalıştı ve hepsi son verdikleri ifadelerin doğru olduğunu savundu" dedi.

Ankara’nın Keçiören ilçesinde Hakan Çakır’ın (23) hayatını kaybetmesine ilişkin 2’si çocuk 8 sanığın yargılandığı davada ara karar açıklandı. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verek, duruşmayı 4 Mart’a gerteledi.

Duruşma sonrası açıklama yapan Çakır ailesinin avukatı Umur Yıldırım, "İlk duruşmada tarafların tamamı dinlendi. Alınan beyanların, soruşturma aşamasında verilen ifadelerden birbirinden farklı olduğu görüldü. Mahkeme heyeti de bu farklılığı tespit etti ve duruşma boyunca bu çelişkiler üzerinde durdu. Sanıklara ilk aşamada verdikleri ifadeler ile sonraki aşamalarda ve duruşmada verdikleri ifadeler arasındaki farkların nedeni soruldu. Sanıklar bu durumu çeşitli şekillerde açıklamaya çalıştı ve hepsi son verdikleri ifadelerin doğru olduğunu savundu. Bu beyanların tamamı zapta geçirildi. Tutuksuz sanık Umut vardı. Kendisi soruşturma aşamasında hiçbir şekilde tutuklanmamıştı. Umut’un tutuklanmamasının bize göre en önemli sebebi olaydan sonra Zeynal ailesinin tüm bireylerinin ikrarlarını tek tek anlatmış olmasıydı. Olayın ardından Zeynal ailesi eve gidiyor ve Umut da onlarla birlikte gidiyor. Umut, bu ortamda Zeynal ailesinin her bir ferdinin ne yaptığını ve ne söylediğini ayrıntılı şekilde aktarıyor. Umut, küçük kardeşin bıçakladığını, büyük kardeş Battal’ın çivili sopayla göze vurduğunu, Ahmet Emir’in de birilerini yaraladığını, bıçakladığını söylediğini ifade etti. Her birinin, kendi aralarında suçu ikrar ettiğini belirtti. Bu aşamaya kadar Umut tutuklanmamıştı. Ancak bu duruşmada savcılık makamı, Umut’un da kasten öldürme suçundan tutuklanmasını talep etti. Mahkeme, Umut’un tutuklanması talebini reddetti ve adli kontrol kararıyla serbest bırakılmasına hükmetti. Ayrıca, adli kontrol hükümlerinin ihlali halinde tutuklanabileceği belirtildi" dedi.

"Tarafların tamamı yeniden dinlendi"

Soruşturma aşamasında eksiklikler olduğuna değinen Avukat Yıldırım, "Soruşturma aşamasında HTS kayıtları, telefon incelemeleri ve benzeri teknik incelemelerin yapılmadığı anlaşıldı. Mahkeme, bu hususların incelenmesi için BTK’ya HTS kayıtları yönünden, emniyete ise telefonların incelenmesi için yazı yazılmasına karar verdi. Duruşma 4 Mart tarihine ertelendi. Soruşturma aşamasında dinlenen tanıklar arasında, bıçağın alındığı iş yerinin sahibi de vardı. İş yeri sahibi, bıçağın alınma sürecini soruşturma aşamasında oldukça net bir şekilde anlatmıştı ve kamera görüntülerinde de bu durum açıkça görülüyordu. Ancak duruşmada çelişkili beyanlarda bulundu. Oysa bu hususların tamamı kamera kayıtlarıyla sabitti. Mahkeme başkanı, bu çelişkileri tek tek sordu; ‘Kamerada böyle görünüyor, daha önce böyle söylemişsin ama şimdi farklı anlatıyorsun’ diyerek tanığı uyardı. Tanık ise korktuğunu, çekindiğini ve daha önce böyle bir olay yaşamadığını ifade etti. Tarafların tamamı yeniden dinlendi. Bize göre maddi gerçek bu duruşmada ortaya çıktı. Zeynal ailesinin tamamının ve Umut’un iştirak halinde bu suçu işlediği kanaati oluştu. Mevcut deliller de bunu destekliyor. Kriminal raporlarda, hem maktul Hakan’ın hem de abisi Hakkı’nın üzerinde her bir sanığa ait kan izlerinin bulunduğu tespit edildi. Bu hususlar da zapta geçirildi. Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma 4 Mart tarihine ertelendi" dedi.

"Bizim üzerimize yıkmaya çalışıyorlar"

Duruşmanın ardından konuşan Hakan Çakır’ın babası Şahin Çakır, "Bu olayda bir gerçek var. Ölüm bizde, onlarda hiçbir şey yok. Kafalarına göre ‘biz suçsuzuz’ diyorlar. Bizim üzerimize yıkmaya çalışıyorlar işin açıkçası. Ama tabii ki başkanımız bunu yemedi. Açıkça da söyledi. Bakalım Mart’ın dördünde göreceğiz. Olay gözümüzün önünde tekrar canlandı" dedi.

"Birbirlerine dokunup konuşabiliyorlardı"

Hakan Çakır’ın kız kardeşi Melisa Çakır ise, "Görüşmede şunu gördüm; üç kardeş yan yana oturuyorlardı ve birbirleriyle gayet güzel sohbet edebiliyorlardı. Birbirlerine dokunup konuşabiliyorlardı. Ama ben bunu artık yapamıyorum. Bunların gözümün önünde olması daha da acı veriyor. Ben bu kadar arsız bir topluluk görmedim. Mahkemeye girdiğimizde hala ‘Zeynal ailesi masumdur’ sloganları atılıyordu. Elleri, yüzleri düzgün, sanki her gün yaptıkları bir şeymiş gibi mahkemeye çıktılar. Bir de utanmadan ‘Biz ailemizi korumaya çalıştık, kardeşimi korumaya çalıştım’ dediler. Utanmadan bunları söylediler. Anneleri de aynı şekilde ‘Oğullarım yara aldı’ diyerek, benim annemin önünde gözyaşı döktü. Kesinlikle timsah gözyaşlarıydı. Oğlunu kaybeden, oğlu katledilen bir annenin yanında yalan ifadelerle yalan gözyaşları döktüler. Yazıklar olsun" dedi.

Yorum yapabilmek için lütfen sitemizden üye girişi yapınız!
Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.