İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. İmamoğlu savunmasında "Biz bilirkişiyi etkilemedik. Söz konusu bilirkişi, raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. Tabiri caizse bugün burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor. Bir mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım" dedi. Mahkeme ara kararında Ekrem İmamoğlu hakkında ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçundan dava açıldığını ve bu suçun ön ödeme kapsamına girdiğini söyledi. Hakim tarafından ödeme yapılması halinde suçun düşebileceği belirtilerek bununla ilgili işlemlerin yapılmasına karar verildi.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın 4. duruşması görüldü.
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinin karşısında bulunan salonda görülen duruşmada başka suçtan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları ve izleyiciler de katıldı.
Duruşmada hakim tarafından salonda düzeninin bozulmaması konusunda uyarıda bulunuldu. Hakim "Ekrem Bey’in savunma düzenini kısıtlayacak şekilde gürültü patırtı olmasın. Kimseyi duruşmadan çıkarmak istemiyorum. Uzun yoldan geldiniz biz de uzun yoldan geldik. Askeri personele de yardımcı olalım" dedi.
"Burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor, mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım"
Duruşmada ardından söz verilen Ekrem İmamoğlu "Hem yüce Türk yargısına yakışan hem de adil yargılama kurallarına uygun bir duruşma geçirmeyi diliyorum. Üzüntü verici bir dönemdeyiz. Tarihin gördüğü hükümet eliyle tasarlanmış en büyük yargı saldırısı ile karşı karşıyayım. Hakkımda hukuksuzca açılan davalardan biri için buradayım. Bu binada, bir başka salonda bir başka kumpasın yargılaması yapılıyor. O salonda haysiyet mücadelesi veren arkadaşlarıma en içten selamlarımı gönderiyorum. Onları yalnız bırakmayacağım, bu mahkeme bitiminde salona geçeceğim. 4 bin sayfalık bir iftiraneme var diğer salonda. Benim açımdan çöptür ve çöp olmaya devam edecektir. Tabiri caizse bugün burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor. Bir mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım. Bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs etmişim. Biz bilirkişiyi etkilemedik. Söz konusu bilirkişi, raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. İsmi geçen bilirkişi, benimle veya Cumhuriyet Halk Partili belediyeler ile ilgili görüşünü zaten sunmuştu. Suçlamaların temeli edilen konuşmamdan sonra bu şahsın sunacağı yeni bir rapor yoktu. Benim şahsımla ilgili yeni bir rapor var mıydı? Yok. Açıklamalarım tamamen ifade özgürlüğü kapsamında, eleştiri niteliğindedir. Ben bu konuda toplumu bilgilendirmeyeceğim de ne yapacağım? Benim ve Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri hedef alan bu raporları kim yazmış? Satılmış Bey. Böyle bir durumu eleştirdiğim için yargılanıyorum. Ne yapmam gerekiyor? Milletin önünde iftiralar atılırken yarabbi şükür diyecek halimiz yok. Binlerce bilirkişi var. Aynı bilirkişinin benimle ilgili 4 dosyaya atanma ihtimali yüz katrilyonda bir. Matematik buna yetmiyor. Bu bilirkişi sadece rapor yazmıyor. Onlarca siyasetçinin hayatını altüst ediyor" dedi.
Sanık savunmasının ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı eksik hususların giderilmesi ve mütalaasını açıklamak için süre talebinde bulundu. Hakim ara kararında Ekrem İmamoğlu hakkında ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçundan dava açıldığını ve bu suçun ön ödeme kapsamına girdiğini söyledi. Mahkeme tarafından ödeme yapılması halinde suçun düşebileceği belirtilerek bununla ilgili işlemlerin yapılmasına karar verildi. Duruşma 13 Temmuz gününe ertelendi.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, İmamoğlu’nun 27 Ocak’ta yaptığı açıklamayla bilirkişi ve yargı organlarının bağımsız ve tarafsız olmadığın yönünde bir kamuoyu oluşmasını amaçladığı anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, bu şekilde oluşacak kamuoyu baskısıyla İstanbul Adliyesi ve diğer adliyelerde görülmekte olan çeşitli soruşturma ve kovuşturmalarda yapmakta olduğu resmi bilirkişilik görevinin etkilenmeye çalışıldığı, Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan dava dosyasını etkilemeye teşebbüs ettiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında adı zikredilen bilirkişinin ’müşteki’ sıfatıyla verdiği ifadesine de yer verilen iddianamede, müştekinin İmamoğlu’nun açıklamalarıyla bir anda çeşitli basın yayın organları ile sosyal medyada isminin yayınlandığını ve karalama kampanyasına maruz kaldığını söylediği, bugüne kadar hiçbir şekilde hukuksuz işe imza atmadığını, sadece CHP değil diğer partilere ilişkin de birçok davada bilirkişilik yaptığını söylediği ve şikayetinin devam ettiğini söylediği aktarıldı. Hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu’nun ‘yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs’ ve ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçlarından 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan iddianamede, Türk Ceza Kanunu 53. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, ’sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yoksun bırakılır" maddesinin uygulanması da talep edildi.