logo

reklam
14 Aralık 2014

TÜRKİYE’NİN İKİNCİ İNSANLARI: SURİYELİLER


AYNUR ÇELİK
aynurcelik@gmail.com

YERLLLLLLLLLLİTÜRKİYE’NİN İKİNCİ İNSANLARI: SURİYELİLER

 

Batının ve büyük ülkelerin yer altı kaynaklarının tükenmesi ve batı ülkelerinin yıllar sonraki kaynaklarını elde etmek ve ülkelerinin refahını daha da yükseltmek amacıyla yüzyıllardır Ortadoğu da yaptıkları oyunlar sayesinde Arap ülkelerini bir kaos ortamına sürüklemişlerdir. İlk önce Tunusla başlayıp ardından Mısır, Lübnan, Ürdün ve daha birçok ülkede isyanlar başladı. Birçok devlet başkanları ya öldürüldü ya kaçtı ya da cezaevine konuldu.  Daha sonra batı ülkeleri isyancıları destekleyerek, kaosu daha da alevlendirmiştir. Suriye’de birçok isyancı gruplar çıkmış ve insanları adeta kılıçtan geçirmektedirler.

Mart 2011’de Suriye’de başlayan iç savaş diğer ülkelerin aksine aylara ve daha sonra yıllara yayılarak hala devam etmektedir. Avrupa Birliği ve NATO  ise duruma seyirci kalmıştır. Diğer tüm ülkelerde aynı şekilde adeta seyirci kesilmişler. Her gün yüzlerce insan ya ülke hükümetleri tarafından ya da isyancı gruplar tarafından öldürülmektedirler. Yersiz, yurtsuz kalan insanlar çareyi göç etmekte buluyorlar. Savaş esiri muamelesi gören bu göçmenler, bir yurt edinme telaşıyla kendilerini hiç bilmedikleri ülkelere atarak yaşam savaşı vermektedirler. Oysa ki durum bazen daha da vahim bir hal alıyor. Hayatları bir anda tersyüz olan insanlar gittikleri ülkelerde daha da ezilmekte ölümden kaçtıkları bu yerlerde yine öldürülmekte ya da hiçbir yaşam hakkına tabi tutulmamaktadırlar.

İKİNCİ İNSAN MUAMELESİ

Yurtlarından kilometrelerce uzaktaki ülkelere göç eden insanlar daha sonra daha acımasız bir yaşamla mücadele etmek zorunda kaldılar. Artık Türkiye’de ise Suriyeliler ikinci insan olarak görülüyor. Çünkü Türkiye’nin dört bir yanına göç eden bu insanlara kimse değer vermiyor, adeta üç maymun misali herkes görmez, duymaz ve bilmez bir hal aldı. Ayrıca bu insanlar hiçbir sosyal haktan tam olarak yararlanamıyorlar. Türkiye’de 1 milyonu bulan sayılarıyla yaşamaya çalışan bu halk işsizlik, yurtsuzluk ve ortada kalmışlık gibi sebeplerden kaynaklı  yaşamak için herşeyi yapmaya başladılar.

UCUZ İŞ GÜCÜ OLDULAR

Artık çevremize baktığımızda her yerde her sektörde çalışan Suriyeli insanlarla karşılaşmaktayız. Ve zaten Türkiye’de özellikle de bölgede çare bulunmaz bir hastalık halini alan işsizlik sorunu daha da arttı.  Tabiri caizse bedavacı patronlar, bu insanları en çok kullanan kişiler oluyor. Sigortasız ve hakkı olan paranın yarısına çalışan bu insanlar patronları keyiflendirdi.

Daha çocuk yaşta ağır işlerde çalışanlarda bu işin cabası. Hiç uzağa gitmeyelim daha Mayıs ayında Manisa’nın Soma ilçesinde maden ocağı faciasında ölen insanları düşünürsek, resmi olarak açıklanan hayatını kaybeden insanların sayılarıyla defnedilen insanlar arasında gözle görülür bir fark vardı. Bu da orada Suriyeli işçilerin olduğu sorusunu akla getirdi. Hala da Soma faciasıyla ilgili soru işaretlerine açıklık getirilmedi. Aslında bakıldığında Cumhuriyet Halk Partisi, Soma faciasından önce Barış ve Demokrasi Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisinin de desteğiyle soru önergesi vermişti ama önerge reddedilmişti. Buda işin ne derece vahim olduğunu, yapılması gerekenin yapılmadığı bir ülkede yaşadığımızı gözler önüne seriyor. Torba Yasa ile birlikte yeraltında çalışan maden işçilerin çalışma koşullarında iyileştirme yapılmasına dair yasal düzenlemeler işçilerin işlerini kaybetmelerine sebep olarak, kayıt dışı çalışacak işçi arayışına sebep oldu. Suriye’den göç edenler bu ihtiyacı karşılayacak işçiler olarak görülmeye başlandı şimdilerde yine.

İNSANLIK PAZARDA

Her savaşta olduğu gibi Suriye’de yaşanan iç savaşın en büyük mağdurları yine kadınlar ve çocuklar oluyorlar. Suriyeli göçmenlerin yüzde 75’i kadınlardan oluşuyor. Kadına ortaya çıkan işsizlik, mülksüzlük ve güvencesizlik gibi sebeplerden kendilerini ve ailelerini ancak bir erkeğe ikinci eş olarak güvence altına alabileceği gösteriliyor. Bu da yine eril zihniyetin eliyle oluşuyor.

Kadın satılıyor, tecavüze uğruyor, tacizle karşı karşıya kalıyor, fuhuşa zorlanıyor ve öldürülüyor. Özellikle basına yansıyan Hatay, Şanlıurfa ve Kilis’te Türkiyeli erkeklerin Suriyeli kadınlarla ikinci veya üçüncü evlilik yaptıkları haberleri kadının mağduriyetini ortaya koymuştur. Yine bölgede daha öncede “ucuz eş” olarak Suriyedeki kızlarla evlenen veya kuma olarak getirilen kadınlar şimdi üstelik mağdur ve çaresiz oldukları için “daha da ucuz eş” oluyorlar. Kimi bu kadınlara patates diye tabir ederken kimi kiraya verdiği evin kirasını ödeyemeyen kişilerin kirasına karşılık bu kadınlarla evleniyorlar. Kadın insanlık dışı uygulamalarla karşı karşıya kalıyorlar.

İSTER SURİYELİ İSTER TÜRKİYELİ KADIN GERÇEĞİ

Zorla evliliğe itilen kadınlar, fuhuşa zorlananlar, tecavüze uğrayanlar ister Suriyeli olsun ister Türkiyeli kadın gerçekliği vahameti ortadadır. Ben bir kadın olarak bunların olduğunu gördüğüm Türkiye’de sadece artık Adalet Zamanı diyorum. Kadının özgür kimliğiyle eril zihniyetten uzak özgür yaşam dileğiyle…

AYNUR ÇELİK

Share
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BEN CUMHUR’UM ..YÜRÜYORUM O’NA DOĞRU..!

    30 Ekim 2017 KÖŞE YAZILARI

    YÜRÜYORUZ...!! Yürüyorum ATA'ma.. Yürüyorum Cumhuriyet'e.. Yürüyorum yüreğimle O'na.. Yürüyorum inancımla,cesaretimle... Yürüyorum halkımla...binlerle,yüz binlerle,milyonlarla.. Yürüyorum bütün engellere,bütün haydutluğa rağmen vakarla,onurla... Engeller var biliyorum ama bile bile yürüyorum... ...inadına, üstüme üşüşecekler biliyorum ama ben yine yürüyorum.. Biber gazları,coplar ve zındanlar...beni bekler ama ben yine yürüyorum... Sokaklar da köpekler,caddeler de saldırganlar... Belki de öleceğim bunu da biliyorum.... Ama ben...
  • Ballı Dernekler , Börekli Platformlar ; Ballı – Börekli Federasyonlar !

    16 Ekim 2017 KÖŞE YAZILARI

    Dernek  kelime anlamı itibariyle ; maddi kazanç dışında, kanunlarla yasaklanmamış, belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek ,için ,amaç ve hedef birliği ve ülküsü olan  en az yedi gerçek veya tüzel kişiden oluşan, bilgi vizyon ve yeteneklerini sürekli olarak birleştirmek ve toplumun ‘’ toplumsal değerlerine değer katmak ‘’ için oluşturdukları tüzel yapının ….adıdır. Platform, Fransızca kökenli olup ; siyaset programında ,dayanılan düşünce veya düşüncelerin tümü anlamındadır.  Bana göre, yolun banket dış sınırları arasında kalan  yüzeyin ad...
  • Sporun Bütçesi Sağlıktan Daha Büyük

    06 Mayıs 2016 BELEDİYE HABERLERİ, DÜNYA, EĞİTİM, EKONOMİ, GENEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR SANAT, RÖPORTAJ, SİYASET, SPOR, YEREL HABERLER

    “Pendik Spor Akademisi Buluşmaları”nın 4.’süne katılan Türkiye Voleybol Federasyonu Eski Başkanı Ahmet Gülüm,  sporun  sağlıktan daha büyük bir endüstri olduğunu belirterek, “Dünyada spor endüstrisinin bütçesi bir yılda toplam 1,6 trilyon dolar” dedi.     İlçedeki amatör ve profesyonel spor kulüplerinin spor yönetimi konusunda eğitimi amacıyla düzenlenen Pendik Spor Akademisi Buluşmaları, önemli konukları ağırlamaya devam ediyor. Pendik Belediyesi ve Pendikspor işbirliğinde 4’üncüsü gerçekleşen programın seminer konuğu,Türkiye...
  • Eğitim Kenti Tuzla’da Kariyer Günleri Düzenleniyor

    06 Mayıs 2016 BELEDİYE HABERLERİ, DÜNYA, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, KÖŞE YAZILARI, KÜLTÜR SANAT, RÖPORTAJ, SAĞLIK, SİYASET, SPOR, YEREL HABERLER

    Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı’nın ‘Eğitim Kenti Tuzla’ vizyonunda Tuzla Kaymakamlığı, Tuzla Belediyesi, Tuzla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Tuzla Rehberlik Araştırma Merkezi işbirliğiyle Tuzla Kariyer Günleri düzenleniyor. Tuzlalı 6.000 öğrenci, 40 üniversite ile Tuzla Kariyer Günleri’nde buluşuyor. Tuzla Belediyesi Şelale Eğitim Parkı’nda düzenlenen programa Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oral Erdoğan, Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, Tuzla İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu, Tuzla Belediyesi Birim Müd...